1895 yılında yazılmış ve türünün öncülerinden olduğu notunu en başta vermem gerekiyor sanırım okuyacaklar için. Fazla teknik detaylarla insanı boğmayan, düşüncelerini nokta atışı netlikte veren ve akıcı bir anlatıma sahip eser. 800binli yıllara zaman makinesi ile giden başkarakterin gözlemlerini anlatıyor. İnsanlık tarihinin, düşünce mekanizmasının zirve olduğu dönemler değil anlatılan; artık tekrar ilkel yaşamaya başlayan, düşünmeyen, az sözcükle anlaşan, yozlaşmış ve insani özelliklerini yitirmenin eşiğinde olan minik ve otobur canlılar olarak resmedilmiş insan.
Yazarla karşılıklı evrim sürecinden ve kitapta bahsedilen tarihler hakkında konuşmayı isterdim, okumanızı tavsiye ederim.