Attilâ İlhan denilince aklıma hep şu sözü gelir: "Bak evladım 2 t ile yazılıyor ve a'nın üzerinde şapka var." Bu söz Attilâ İlhan'ın ismini yanlış söyleyenlere ve yanlış yazanlara verdiği güzel bir cevaptır.
Attilâ İlhan okumak bazen ben de Nazım Hikmet okuyor hissi uyandırır. Attilâ İlhan'ın bende Nazım Hikmet okuyor hissi uyandırdığı kitap Tutuklunun Günlüğü'dür. Daha önce Attilâ İlhan'ın "Yasak Sevişmek" kitabına yaptığım incelemede (#33360377) de ikisinin arasındaki ilişkilerden bahsetmiştim. Bu iki şair de her ne kadar aşk üzerine şiirler yazsalar da ikisi de toplumsal içerikli şiirler yazmıştır. Ki zaten Nazım Hikmet toplumcu şiirin öncülerindendir. Bana kalırsa bu şairlerin hep aşk, sevda, özlem içerikli şiirleri daha çok bilinir. Paylaştığım alıntılara bakıyorum da ben de aşk, özlem, sevgi içeren alıntılar paylaşmışım.
Klasik şu cümleyi kurmak isterdim kelimeler çok güzel oynamış şair. Ama zaten şiir kelimelerle oynama sanatı değil midir?
Bu kitabın ilk sayfasında çok sevdiğim bir şiir mevcuttur. "aysel git başımdan" bu şiiri çok severim, çok bilinen şeylere hep nefret beslemişimdir ama bu şiirin dizelerinde öyle güzel öyle derin anlamlar yatıyor ki. Hatta bu şiiri okurken hep şu şarkı eşlik eder: youtu.be/aR78yuPnaqw
Bu ilk bölümdeki şiirler genel olarak diğer kitaplarında bulunan şiirlerdir.
Diğer bölüm yani "cinnet çarşısı" daha çok düz yazı şeklinde oluşturulmuş. Bu bölüm ise daha çok toplumsal, tarihsel ve siyasi içeriklidir.
Kitabın sonunda ise meraklısı için notlar kısmı var. Bu kısım şiirleri okuduktan sonra insana bambaşka bir haz veriyor.
Mahur sevişmek bölümündeki şiirler daha çok imgesel ve şairin söylediği her şey soyutlaşıyor. Şair meraklısı için notlar kısmında şöyle bahsediyor: "çocukluk yıllarımdan kulağımda kalmış divan şiiri yankıları olmasaydı. o hızla yeniden. daha profesyonel bir gözle eski şiirimize eğilmiş olmasaydım. sonradan o kadar heveslendiğim bileşimin üstesinden gelebilir miydim. bilemem. bildiğim divan musikisi. divan şiiri. yakın geçmişimizi anlatan kitaplar vs derken. gittikçe kökleşen. dallanıp budaklanan bir ulusal tarih ve kültür bilincine kavuştuğum. bunun savaşımını vermeye kalkıştığım."
"27 mayıs öncesindeki kaynaşma. ister istemez beni. yakın geçmişimizin özgürlükçü eylemleriyle özdeleşmeye götürdü. bu bölümdeki şiirlerde. bu pek belirgindir."
"Hareketli, uyumlu ve zengin imgeli bir anlatıma yürüyen şiirler." (Asım Bezirci)
"Yalnızlığa, kişisel sıkıntılara karşın, kitlelere ulaşma çağrılarıyla yüklü dizeler." (Asım Bezirci)