·360 syf.····Okunma: 29 Mart 2021 01:31 Warcross 2 yıl önce okuduğum bir kitap olsa da o zaman devam kitabı olan Wildcard’ı elimde olmasına rağmen okuyamamıştım. Kitaptan fazla bir şey hatırlamadığım için Warcross’u tekrar okumaya karar verdim.
Emika Chen bir ödül avcısı olarak çalışıyor, yasadışı bahis oynayan Warcross oyuncularının peşine düşüyordu. Kolay para kazanabilmek için risk alarak Warcross Şampiyonası’nın açılış oyununu hacklemişti; oyuna sızarak istemeden de olsa kendisini oyunun ortasında bulmuştu. Ve aniden herkesin konuştuğu bir isim haline gelmişti.
İlk okuduğumda benden 4,5 puan alsa da bu sefer onu alamadı. Önemli detayları bilerek başladığım için sert eleştirebilme hakkım yok gibi geliyor ama büyük eksikliklerinden de bahsetmem gerek, göz ardı edebileceğim şeyler değillerdi çünkü.
Kitap daha çok olay odaklı ilerliyor, Emika ve Hideo dışındaki diğer karakterleri yakından tanıma fırsatını elde edemiyoruz hatta tanımıyoruz bile. Olaylar gayet sürükleyici; bir sonraki sayfada ne olacağını, Sıfır’ın kim olduğunu, Hideo’nun geçmişini son ana kadar merak ediyorsunuz. Ben bilerek okusam da akıcı bir şekilde ilerledim. Sanal gerçekliğe dayanan bu evreni okuması ayrıca eğlenceliydi özellikle bu tarz bir animeye başladığım zamanda beni daha da keyiflendirdi. Kısacası yazarın kurguladığı evreni beğendim ve başarılı buldum.
Bence Warcross’taki en büyük sıkıntı Emika ve Hideo ilişkisiydi. Birincisi bu ilişkiye ne gerek vardı? Hayır ciddiyim olmasa sadece arkadaş olsalar daha keyifli olurdu. İkincisi de hadi diyelim ille de aşık olcaklar dedin. Niye bu kadar hızlı oldu, bence hiç yavaş gelişmedi. Hideo niye daha 2. görüşmelerinde herkesin içinde çok güzel görünüyorsun gibi, ardından çok geçmeden konuşurlarken sesini duymak istedim falan gibi sanki yıllardır aşıklarmış gibi konuşmalara giriyor? Kimseyle konuşmak istemediği ailevi meselelerini daha birkaç haftadır tanıdığı bir kıza niye tüm detaylarıyla anlatma gereği hissediyor?
Yan karakterler bence Emika ve Hideo’ya göre daha ilgi çekiciydi; Asher, Hammie, Roshan, Ren, Treamine... Umarım 2.kitapta onları daha sık okuruz. Kitabın sonu ise şok ediciydi, Emika’nın hangi kararı vereceğini gerçekten merak ediyorum.
He bir de bir şey daha var. Emika günlük hayatında kaykay kullanan bir bireyken turnuvanın ilk maçının da kaykay üzerinde olan bir yarışma olması? Emika’ya hiç torpil geçilmemiş(!). Ayrıca Hideo’nun Emika’ya mühendislerimden daha iyisin gibi abartılı laflar etmesine yardımcı olucak kadar Emika nasıl bir eğitim almış onu da anlamadım. 18 yaşındaki hacker bir kız onca yıl okumuş mühendislerden daha mı iyi olucak. Oldu, o kadar uzun boylu değil.
Onun dışında gözüme batan başka bir şey vardı ki söylemeden edemeyeceğim. Kitapta sürekli rakam kelimesi geçiyor ki rakam 0 ve 9’da dahil olmak üzere bu aralıktaki sayılara söylenir. Niye 10.000.000 gibi doğal sayılara sürekli rakam denmiş? Rakamın daha ne olduğu bilinmiyor mu? Bunun yazar kaynaklı değil çeviri kaynaklı olduğunu düşünüyorum, böylesine basit bir yanlışın bu kadar çok tekrarlanmasına ne desem bilemiyorum.
Her şeyi birlikte değerlendirdiğimde ortalama buldum; öyle bayıldığım, mükemmel bir kitap değildi. Yine de okuması zevkliydi, Wildcard’da neler olacağı konusunda heyecanlıyım umarım onu da bu ay bitmeden okuyabilirim.