Puan vermedi·369 syf.····Okunma: 30 Mart 2021 21:30 Dostoyevski okuma serüvenime tam gaz devam ederken dünya edebiyatının en önemli eserlerinden birinin piştiği bir kitaba denk geliyoruz. Kitabın talihsizliği şudur ki hayatımın en zor diyebileceğim dönemine denk gelmesi ki ben de bu süreçte bir ölüden farksızdım. O yüzden kitabın tadını alamadım.
Kitap Aleksandr Petroviç’in cezaevi anılarını anlatıyor. Karısını öldürdükten sonra cezaevine giren Aleksandr’ın anılarını kitabın başında isimsiz anlatıcının bulmasıyla başlıyor. Kitapta çok fazla mahkum ve onların hikayeleri var. Devamlılık sağlayan adı geçen birkaç karakter var ki bu da kitaba bağlanmamı çok zorlaştırdı. Aleksandr çok bilgili bir adam ama karısını neden öldürdüğü hiç geçmiyor. Geçmişiyle bir bağlantı kurulmuyor. Bu da zorlaştıran ikinci bir nokta. Buna rağmen karakterin acısı ve yalnızlığı çok iyi yansıtılmıştı. Ben de o merdivende oturup ne kadar yalnız olduğumu düşündüm çünkü.