Çok amaçlı salonun yalnızlığı
Kelimelerin duyguları bayağılaştırdığı fikrini savunuyorum. Sözün bu dünyadaki en değerli şeylerden bir tanesi olduğunu bilmekle beraber, yazının bilinmek adına son çırpınışın ifadesi olduğunu düşünüyorum. Mesela şu an kısaca bana gelmeni istediğimi söyleyemediğim için bu yazıyı yazarak, kendimi duyguların yazılmasıyla sahiciliğini yitirdiği yerde buluyorum. Bu yitirişe rağmen, duygularımın doğallığıyla yazıdaki resmiyet arasında kendime bir ara yol arıyorum. Bu karmaşa içinde yazının konusunu arayanlarınız varsa, bu yazıdan umudunu kesmelerini ve çabuk bir şekilde burayı terk etmelerini istiyorum. Bu yazının alenileşmek zorunda oluşuna karşı yapmış olduğum nezaketsiz tutum karşısında salonu en son terk etmeye çalışan bayan, sizinle birkaç kelime konuşmak istiyorum. Müsaadenizi istesem müsadee vermeyeceğiniz için, hiç değilse çıkışa doğru sırtınız bana dönükken kulaklarınızın bende olduğuna dair emareler verirseniz, çıkıştan sonrasına dair umutlarla ayrılabilme şerefine nail olabilme fırsatını bana vermiş olursunuz. Siz bayan, gözlerinizdeki güzellikleri görmemize fırsat vermeyen bayan, kulaklarınızdaki titreşimlerle bile umutlandırdığınız bu kişinin varlığınızın tamamı hakkındaki düşlerini göremediğiniz için mi gidiyorsunuz, yoksa bu düşlerin büyüklüğü karşısında modern insanın hesap kitaplı dünyasına fazla gelişinden ürkünçlük mü duyuyorsunuz? Kapıdan çıkışınızın sizin için yeni bir umut kapısı olması bizim hayallerimizi karartan bir duygu olarak ortaya seriliyor. Ve bundan dolayı diyoruz ki her ilişki bencildir ve her bencillik olumsuzluk barındırmaz. Ah hayır, ben sizlere bir şeyler geveliyorum ve siz adımlarınızı kapıya doğru sürüklemeye devam ediyorsunuz. Kelimelerimin klişelerinden sıkıldıysanız size okuduğum birkaç kitaptan aşk sözleri söyleyerek gidişinizi yavaşlatma yoluna gitmenizi sağlayabilirim. Fakat emin olun ki onları okurken bile aklımda sizin gidiyor olduğunuza dair hayal kırıklıklarını kalbimde nasıl  toplayacağıma dair soru işaretleri vardır. Bayan, odanın içindeki rayihanın sizinle birlikte çekiliyor oluşu, ruh halimizin sizinle birlikte çoraklaşıp yeşerdiğinin en büyük kanıtı değil midir? Her uzaklaşmanızda sesimizin kısılması sizde bize ait bir şeylerin kaldığını göstermiyor mu?  Lütfen arkanızı dönün ve çaldığınız şeyleri bize doğru gelip geri bırakın bayan. Ya da geri vermeyip odanın içinde bir ömür kullanma hediyesiyle sizleri burada misafir edelim. Bayan tamam kızmayın bir şey çalmadınız, sadece kulaklarınızla duyduğunuz o güzel sözcüklerin beyinden kalbe giden yolundaki engeli kaldırmak için doktor muayenesine gözükmeniz gerekmektedir. Bayan, kapıya geldiniz ve sizden tek bir ricamız var. Kapıyı kapatırken yüzünüzü döner misiniz bize doğru. Kendi yüzümüzü hatırlamak için sizi görmemize ihtiyacımız var. Bayan yüzünüz, bayan lütfen bir kerecik bakın, bayan, bay, ay, ya,aaaaaaaaa... Olay yeri inceleme Yer=Evrende bir oda mı yoksa odada bir evren mi kestirilemiyor. Kişiler= Bayan, Erkek ve Bir kalp Zaman=Kuşlar uçmaktan vazgeçtiği zaman Olay= Bir erkeğin bir odada evren yaratma çabasının mantıksızlığı(Sevgi) Sonuç=Anıları yok etmeye çalışmanın yok ettiği Onur Değer
··
192 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Gökhan Özcan mısın mübarek.. Eline sağlık 👏
Onur DEĞER
Gönderi Sahibi
"Bıldırcınlar uçuyor" adlı yeni kitabımda bu ve buna benzer yazılarımla siz değerli okuyucularımla buluşacağım için çok heyecanlıyım beyefendi. Teşekkürler:)
Alkış, alkış 😊🙋 Çok güzel Onur 💐🙋
Onur DEĞER
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim Yeşim Abla:))