9/10
·280 syf.··
2021 16. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2021 14:46
“Basil Hallward, olduğumu sandığım kişidir. Lord Henry, insanların ben sandığı kişidir, Dorian ise belki başka çağda benim olmak istediğim kişidir.” Oscar Wilde romandaki karakterlerin kendiyle bağını bu şekilde dile getiriyor. Ve romanın incelemelerinde bu karakterler Freud’un psikanalitik kuramında kişiliği oluşturan üç yapıyı temsil ettiği söyleniyor. Henry’nin gerçekliği temsil eden Ego, Dorian’ın dürtüsel, ilkel, haz odaklı olan Id, Basil’in ise toplumsal kurallara göre hareket etmeyi sağlayan süperego olarak karşımıza çıktığını görüyoruz. Genç ve herkesin etkilendiği bir güzelliğe sahip olan Dorian, henüz kişiliğinin şekillenme aşamasında lord Henry ile tanışır ve onun düşüncelerinin etrafında bir kimlik şekillendirmeye çalışır. Çocukluğunun olumsuz deneyimleri de onu her türlü etkiye açık, ilgiye ve sevgiye muhtaç biri haline getirmiştir. Lord Henry ve Dorian arasında geçen diyaloglar, hem dönemin toplumsal yapısını, kadına ve erkeğe bakışı, ilişkileri, sınıf ayrımlarını ortaya koymakta hem de bir insanın içsel çatışmaları hakkında bize bilgi vermektedir. Hikaye Dorian’ın portresindeki değişimle bizi bambaşka bir yere taşıyor aslında. Yaşadıkları, hayatta yaptığı seçimler, hataları, kötülükler ile birlikte içinde yaşadığı çirkinleşme portreye aktarılıyor. Ve Dorian’ın dış görünüşü değişmese de portre yaşlanıp çirkinleşiyor. Burada tüm kötü tarafları karakterin nasıl dışsallaştırdığına ve bu yüzden de kendini kabul etmesinin kolay hale geldiğine tanık oluyoruz. Tabi ne kadar kendinden uzak tutmaya çalışsa da yaşadığı çatışmanın, kaygının onu nasıl etkilediğini de görüyoruz. Oscar Wilde’ın tek romanı olan bu kitap anlatımıyla da beni etkisi altına aldı. Bir solukta okudum diyebilirim. Hatta en iyilerim arasında yerini aldı bile.
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Can Yayınları · 201899,1bin okunma
·
40 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.