·80 syf.····Okunma: 03 Nisan 2021 18:36 Uzun hikaye diyebileceğimiz bu eser sıkıyönetimin ilan edildiği ve insanların düşüncelerini açıklamak hatta farklı düşünceleri okumak için bile canlarından olduğu bir anlayışın hüküm sürdüğü bir zamanda geçmektedir.Gazetelerin hiçbir zaman doğruyu yazamadığı bir zaman dilimi.Baş karakterimizi tek cümleyle tanıtacak olursam onun için aşırı derecede “umutlu” bir kişi diyebilirdim.Ama onun umudu diğer karakterimiz olan eşini (ve beni de )aşırı derecede sıktı.
Albay karakterini hep bir umutlu bekleyiş içinde görürüz. Ekimin geçmesini, kışın bitmesini, bağırsaklarının iyileşmesini, saatin satılmasını, horozun dövüşü kazanmasını ve de 15 yıldır bitmeyen mektubun gelmesi için olan bekleyişine tanıklık ederiz.
Albay emekli olmuştur ve 15 yıldır maaşı bağlanmamıştır bu süre zarfında her cuma günü rıhtıma gelen gemiyi karşılamaya gelir ve posta memuruna kendine mektup olup olmadığını sorar.Eşi ve kendisi çok zor günlerden geçmişler ve artık sıfırı tüketmiş durumdalar,ellerinde bir duvar saati,bir tablo,bir de horoz vardır.Albayın eve gıda maddesi alacak durumu yokken bile horozun ihtiyacını karşıladığını görürüz,bunun sebebi horoz dövüşünde kendisine para kazandıracağını düşündürmesi.Romanda albay ne kadar pozitif düşünen,umutlu,bekleyen,sabırlı biriyse eşi onun tam zıddı karakterli biridir.İkisinin de belli hastalıkları vardır ve bunların bitimi de albaya göre sıkıyönetimin kalkması ve emekli maaşının bağlanmasıyla son bulacaktır.