·390 syf.····Okunma: 04 Nisan 2021 17:51 Kitap girişte sizi hayvan içgüdülerine yönelik -ki bunlar iki adet kurt- bir olay örgüsü gibi karşılıyor. Bu durum aklıma Jack London'un "Beyaz Diş" ve "Vahşetin Çağrısı" kitaplarını getirmişti. Fakat devamında olay papaz okulundan düşünceleri nedeniyle kovulmuş olan bir papaz adayının yaşamına geçiyor ve uzun sayfalar boyunca bu kurtları unutuyorsunuz. Papaz adayının anlatıldığı kısımlar düşündürücü, din felsefesine üzerine kafa yorduran ve içerisinde güzel mesajlar barındıran bir bölüm. Fakat akıcılığa oldukça darbe vurmuş ve düşünce akışı, iç dökme kısımları sayfalar boyunca yazılmış. Bunun ölçüsü kaçtığı için kitabı okurken birçok kez mola verip zihnimi dinlendirmek zorunda kaldım. Son kısımlara doğru ise kitap baştaki kurtlarla bağlantılı olacak şekilde çobanlarla ve köy yaşamıyla ilgili bir olay örgüsüne geçiyor. Bu andan sonra olay örgüsü kitap bitene kadar pek sekteye uğranmıyor ve akıcılık korunuyor.
Kitapta anlatılan olayların arka planında "Stalin Sonrası Rusyası"na göndermeler, komünist rejimin toplum üzerindeki hakimiyeti ve insanlardan rejime karşı beklenilen koşulsuz kabul ve itaat, rejim içerisinde kendi yolunu çizmek isteyenlerin karşılaştığı zorluklar, insanların doğal dengeye verdikleri zarar ve sizi her kitabında olduğu gibi sıkı sıkıya saran oldukça doğal bir Cengiz Aytmatov anlatımı var. Psikolojik tahlillerden, iç dökmelerden ve kusursuz tabiat betimlemelerinden hoşlanıyorsanız şiddetle tavsiye ederim.