Kış Yürüyüşü
Bir hayale kaptırıp
Yürüyorum bozkırda
Üstüm beyaza bulanık
Fikirlerim toz toprak
Bir buğday tarlası ki
Tamamen kar altında
Silkinip uyanacak
Güneşi gördüğü anda
Havada soğuk bir pus
Gerçek, düşlerime mapus
Özgürlüğümün çanları
Bilmem ne zaman çalacak?
Kar dört bir yana usul usul inmiş
Bütün doğa karı kendine yorgan etmiş
Güneş saklambaç oynar bulutların ardında
Kaç bin hüzün gizlidir şu dağların ardında...
Emre A.
Kitap girişte sizi hayvan içgüdülerine yönelik -ki bunlar iki adet kurt- bir olay örgüsü gibi karşılıyor. Bu durum aklıma Jack London'un "Beyaz Diş" ve "Vahşetin Çağrısı" kitaplarını getirmişti. Fakat devamında olay papaz okulundan düşünceleri nedeniyle kovulmuş olan bir papaz adayının yaşamına geçiyor ve uzun sayfalar boyunca bu kurtları unutuyorsunuz. Papaz adayının anlatıldığı kısımlar düşündürücü, din felsefesine üzerine kafa yorduran ve içerisinde güzel mesajlar barındıran bir bölüm. Fakat akıcılığa oldukça darbe vurmuş ve düşünce akışı, iç dökme kısımları sayfalar boyunca yazılmış. Bunun ölçüsü kaçtığı için kitabı okurken birçok kez mola verip zihnimi dinlendirmek zorunda kaldım. Son kısımlara doğru ise kitap baştaki kurtlarla bağlantılı olacak şekilde çobanlarla ve köy yaşamıyla ilgili bir olay örgüsüne geçiyor. Bu andan sonra olay örgüsü kitap bitene kadar pek sekteye uğranmıyor ve akıcılık korunuyor.
Kitapta anlatılan olayların arka planında "Stalin Sonrası Rusyası"na göndermeler, komünist rejimin toplum üzerindeki hakimiyeti ve insanlardan rejime karşı beklenilen koşulsuz kabul ve itaat, rejim içerisinde kendi yolunu çizmek isteyenlerin karşılaştığı zorluklar, insanların doğal dengeye verdikleri zarar ve sizi her kitabında olduğu gibi sıkı sıkıya saran oldukça doğal bir Cengiz Aytmatov anlatımı var. Psikolojik tahlillerden, iç dökmelerden ve kusursuz tabiat betimlemelerinden hoşlanıyorsanız şiddetle tavsiye ederim.
"Hem sonra, kolay kazanılan paranın yanında güzel sözlerin ne değeri olur? Şu günlerde herkesin tekrarladığı gibi, büyük bir teşekkür hiçbir şeye yaramaz. Ama para, nereden gelirse gelsin, at keseye."
...
"Yine sana sesleniyorum Tanrım: Paraya, altına çarparak dönen kelimelerin değeri nedir? Yer altında işlenen kötülüklere karşı vaizler ne yapabilir?"