Gözünü köyde açmış Kumru İstanbulʼa gidiyor. Yeni şeyler keşfetmeye öğrenmeye fazlasıyla meraklı gündeliğe gittiği evlerden birinde gördüğü buzdolabıhiç buzdolabı kullanmayan Kumruʼnun hayranlığı olmaya bir tutkuya dönüşmeye başlıyor öyle çok anlatıyor ki öyle çok büyütüyor ki bu tutkuyu elde edince bir boşluğa düşüyor içini sıkıntı kaplıyor. Oldukça yalın anlaşılır bir kitap bazı yerlerde ah keşke şu Kumru ile orta şekerli bi Türk kahvesi içebilseydim demeden duramıyorsunuz. Keyifli okumalar :) Tahsin Yücel