·472 syf.··Beğendi
···Okunma: 07 Nisan 2021 12:53 Keyfim yok bugün... Altında iki saat oturduğum bahar güneşi mi çarptı ? Burcumun güzeller güzeli gezegeni Venüs mü kıpraştı ? Bu kitap mı beni ezdi, yıktı geçti bilmem... Kitap bitti ama böğrümde koca bir taş oturdu kaldı. Hâlbuki kitaptan sonra bir kavanoz Nutellayı gömdüm ama... " Çık " bana mısın demedi...
Yeşil Peri Gecesi' ni okumadım da ben satır satır izledim sanki. Elimde mendil içimi çeke çekee ağladığım çok sayfa oldu.( Vallahi de ağladım laf olsun diye yazmadım.) Okuduğum her satır kahretti. Öyle bir kahramanı vardı ki hikâyenin güzeller güzeli " Kadın Şebnem." ( Özellikle kadın yazmak istedim. Hikâye boyunca kimse kadın olmasını önemsemedi sadece bir nesneydi. ) Güzelliğini zehirli bir sermaye olarak kullanmış, hayatta en dibi görmek için elinden ne geliyorsa yapmış. Yapmış da neden yapmış peki ???
Ailenin, insan yaşamına etkilerinin en çarpıcı bana göre en kötü örneklerinden biri bu hikâye. Sevgisizliğin ve çocukken yaşanan travmaların etkisini o kadar ince ince dokumuş ki Ayfer Tunç. ( Yapmış yine yapacağını. ) Yeri geliyor annesine olan nefretine ortak oluyorsunuz yeri geliyor babasına duyduğu sevgi selinde onunla beraber boğuluyorsunuz. Şebnem anlattıkça " daha neler " diyorsunuz. Anlattıkça " aferim kızım sana " diyorsunuz. Anlattıkça " yapma be Şebnem, hayır " diyorsunuz. Evet çok üzülüyorsunuz ama hayatın var olan gerçekleri tokat gibi iniyor yüzünüze çok sağlam hissediyorsunuz.
Annesinden, babasından, eş dost, akrabasından hatta toplumdan intikam alabilmek için; hayatını paramparça eden, dağılan, dökülen, ezilen, hor görülen...
Ama ama (bana kendimi deli gibi sorgulatan) muazzam bir cesarete sahip olan bir kadın Şebnem...
Ben onun kadar cesur olabilir miydim ? Defalarca sordum kendime... hayır, böyle bir hikâyede olamazdım..
Şebnem'i hiç unutmamak için bu satırları kazıdım beynime ;
" Cesaret, ancak göstermemiz gerektiğinde imkânsız olduğunu anladığımız bir erdemdir. "