·99 syf.····Okunma: 06 Nisan 2021 21:31 “Bir soyadının önünde toplanmış duruyoruz.”
Kısacık öykü derlemesinden oluşan bu kitap Barış bey’in bize, evlerimize, ailemize, yaşantımıza uçtan bucağa her şekilde değinmesini anlatıyor. Evet bizi anlattığını ima ediyorum zira ilk öykü de doğum yapan anneyi almaya taksiyle gitmenin lükslüğü 90-00’li yıllarda vardı, yaşadık birçoğumuz.
Biraz böyle darbe zamanına değinmiş gibi, izleri hala sıcak yuvalarda tesir etmekte. En çok baba ilişkisi etkiledi beni. Zira şu an ya da geçmişte babasıyla sorun yaşamayan pek az çocuk var.
Barış Bıçakçı’nın anlattığı bu öykülerde biraz kendi çocukluğuna indiğini düşünüyorum. Belki de çevresinden etkilenip kaleme aldı kim bilir. Ama her okuyan mutlaka kendisinden pay çıkartıyor. Kaldı ki bu kısacık eserde okurken dalıp gitmelerim çok oldu.
Daha çok insan, toplum ve aile yapısı işlenmiş bence çoğu eserinde de bunu bize yansıtıyor üstelik çok sade bir kalem ile.
Kitabın adının bu olmasını ise ben hepimizin benzer ya da aynı sorunları yaşamamıza yordum. Ki böyle düşününce pek mantıklı geldi.
Son olarak beni en çok etkileyen bir alıntı bırakmak istiyorum;
“Hiçbir şey göründüğü, hatta yaşandığı gibi değil! Her şey hatırlandığı gibi.”