·479 syf.····Okunma: 09 Nisan 2021 00:46 Hiç bu kadar bir yazarı görmüş olmayı, onunla şöyle akşam güneşine karşı kısa bir sohbet etmiş olmayı( elbette çay eşliğinde) dilememiştim. Evet kısa olsun sohbet. Zannımca uzun olursa tadı kaçar, değersizleşir.
Oğuz Atay'la ilgili hissiyatımı tek kelimeyle anlatmaya çalışacak olsam eminim bu kelime "farklı" olurdu. Böylesine kendine has bir kurgu ve üslubu en güzel şekliyle Oğuz Atay'la tattım, yaşadım. Onunla ve kitaplarıyla ilgili ne söylesem eksik kalacak diye düşünüyorum. Sanki o kadar "ben" gibi ki anlatırken, kendimden daha "ben" buluyorum onu. Bazense bir o kadar muğlak ve yoruma açık buluyorum. Bence onun kitaplarını şu ana kadar kaç kişi okuduysa o kadar farklı anlam bulunmuştur. Onu ve eserlerini özel kılan önemli nedenlerden biri de bu olmalı diye düşünüyorum.
Hikmet Benol gerçek hayatta kimdir diye sordum kendime? Hikmet delidir. Evet böyle biriyle karşılaşsak muhtemelen deli der geçerdik. Ama Hikmet deli olduğundan daha çok bizdir. Bizim en içimizdir. Hikmet bütün gülünçlüğü ve yüceliğiyle, kibri ve acımasıyla, bilgeliği ve cahilliğiyle, sanatçılığı ve gerçekçiliğiyle(bence sanat gerçekten kaçıştır.) bizdir. Her insan biraz delidir aslında ama bunu kendine saklamak ister. Kimi utancından kimi doğası gereği.
Kitapla ilgili değil de kitabın bana hissettirdikleriyle ilgili oldu sanki incelemem daha çok. Olsun, bizce makbuldür. Okuyunuz efendim. Albay Hüsamettin Tambay'a, Bilge'ye, Sevgi'ye ve elbette Hikmet Benol'e sevgilerimle..