9/10
·173 syf.··
2021 8. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2021 18:24
Maymun ve Öz İncelemesi: (Okuyalı biraz zaman geçmesine rağmen incelemesi yazılması gereken bir kitap olduğunu düşünmekteyim.) ‘Gandhi’nin suikasta uğradığı gündü.’ Novella bu cümle ile başlamaktadır. İlk cümlesi ve hikayeler boyunca çok fazla semboller, tarihsel ve politik göndermeler bulunmaktadır. Novella aslında 2 hikayeden oluşmakta ve birbiriyle bağlantılı hikayelerdir. İlk hikayemizde Bob ve anlatıcımız Gandi’nin ölümünü, devletin ideal formunu, sanatın işlevleri gibi konular hakkında tartışmaktadır. Daha sonra, yoldan hızla gelen bir kamyondan William Tallis’in yazarlığını yaptığını Maymun ve Öz adı bir senaryo metni düşer. Burada asıl hikayemiz başlar. (Kitabın özetinden ziyade inceleme olarak devam edeceğim. Spoiler içerir.) Distopya ürünü olması sebebiyle, novellanın devlet sistemine bir eleştiri örneği olduğunu söyleyebiliriz. Dr. Poole’un gözünden farklı bir devlet düzenine geçişi izliyoruz. Senaryonun geçtiği dönem ve insanların durumu ise göze çapar çünkü atom bombaları tüm dünyayı etkilenmiş, Yeni Zelanda etkilenmeyen tek yer olmuş ve buradan Yeni Keşif gezisi ile bilim adamları toplanmıştır. Aslında burada konu olan gelişmeler tarihsel açıdan 2. Dünya Savaşının bir örneği olarak karşımıza çıkıyor. Bilimsel gelişmelerin, Nazi rejiminin, devlet düzenlerinin değişimlerinin, yeni keşiflerin ve savaşların etkilerini vs. mutasyona uğramış toplumlarda görmekteyiz. Novella’nın isminden de anlaşıldığı üzere maymun ve insanların özün ne olduğu göze çarpar. Dönemin bilimsel araştırmaları ve özellikle Darwin'in çalışmaları ile de aslında bu mutasyona uğrayan insanların evrim sürecinde geriye gidip ilkelleştiğini görmekteyiz. Katı kurallar ile yönetilen bu sistemde, cinsiyetçilikse göze çarpan bir elementtir. Kadınların doğasının ‘’ Kutsal olmayan ruhun çanağıdır, tüm bozuklukların kaynağıdır...’’ (84) olarak baş rahip tarafından öğretilir. Kadınlar tiksindirici görülür ve asıl amaçları doğurganlıktır. Burada dikkat çeken özellik ise doğurdukları çocuk eğer fazla mutasyona uğramışsa (4’den fazla meme ucu, 7 en fazla parmağı varsa gibi) kadınların kafalarının kazılması (bir bakıma damgalanması) ve çocuklarının öldürülmesidir. Bu fikirlerin cinsiyetçi olması gibi aynı zamanda ideal ırk ideolojisinin bir parçası olduğu söylenebilir. Çünkü Nazi rejiminden bildiğimiz gibi, din, dil, ırk, sağlık durumu gibi özelliklerle ideal ırk anlayışı hâkim olmuştur. Antisemitizmin ve tarih boyunca ötekileştirmelerin ve hiyerarşilerin bu toplumda ne kadar katı olduğunu görmekteyiz. Kitabın başında Gandhi’nin ölümünün aslında şiddet karşıtı görüşlerin öldüğünün ve şiddetin kazandığını görmüş oluyoruz. Hatta öyledir ki, mutasyona uğramış bu toplumun dini şeytana tapmaktır (Belial). Şeytan için katı kurallar ile yaşamaktadırlar. Örneğin, 1 yıl boyunca sadece belirli bir dönemde sevişmeleri, mezarlıkları kazmaları ve buldukları her şeyin devlete ait olması, kurallara karşı gelenlerin cezalandırılması, kırbaçlanması, belirli bir hiyerarşinin olmasının bir göstergeleridir. Bu devlet düzeni aslında Huxley’nin devletin insanların üzerinde oluşturduğu disiplin ve kontrol etme mekanizmalarına bir eleştirisidir. Örneğin, hikâyede birçok Einstein vardır. Tarihsel açıdan baktığımızda, Einstein ve birçok bilim insanının gelişmeleri devletlerin bir silahı olmuştur. Yani yapılan bilimsel gelişmelerde o dönem için güvenilir değildir ve aydınlanmadan çok karanlık getirmiştir. Devletin eğitimi, din kurumları, hukuku gibi birçok alan aslında insanları şekillendirir. Bu baskıcı rejimden kaçmaya çalışan Dr. Poole ve Loola kaçış yolunda William Tallis’in mezarını bulurlar. İki hikâyenin birbiriyle benzerlikleri olduğunu ve tamamladığını buradan anlayabiliriz. Senaryo yazarı aslında kendi hayatında Nazi döneminden kaçışını ve o dönemi anlatmıştır.
1000Kitap
Maymun ve ÖzAldous Huxley · İthaki Yayınları · 2004508 okunma
·
174 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.