·1062 syf.····Okunma: 10 Nisan 2021 23:35 Kitaba ismini veren karakterimiz Anna, varlıklı, statü sahibi Aleksey ile evli, 7-8 yaşlarında çocuğu olan kendini döneminin şartlarında geliştirmiş, dil bilen, kültür seviyesi yüksek, kadınların toplumdaki haklarıyla ilgili konulara kafa yoran güzelliği ise hemcinslerini kıskandıracak nitelikte bir kadındır. Hikaye, sosyetede tanınan ve sevilen Anna'nın; erkek kardeşi Stepan'ın karısı Dolli'yi aldatması neticesinde Dolli'nin yanlış bir karar almaması için konuşmaya gitmesiyle başlıyor. Tren garında kendini raylara atan birinin ailesine maddi destekte bulunan aileden zengin bir asker olan Vronskiy'le tanışıp, arkadaş oluyorlar. Bu arkadaşlık ve yakınlaşma Vronskiy'i seven Stepan'ın baldızı olan Kiti'yi mahvediyor. Kiti sevdiği adam uğruna toprak sahibi, tanıdığı, babasının da onay verdiği Levin'in evlenme teklifini reddediyor. Anna ve Vronskiy aşkı artık saklanamayacak bir boyuta geldiğinde Kiti aşkından hastalanıyor. Levin kalbine gömdüğünü sandığı Kiti ile karşılaştığında Levin'in yinelediği evlenme teklifini bu sefer kabul ediyor. Anna'nın Vronskiy'le ilişkisi bekledikleri gibi sosyetede pek hoş karşılanmıyor. Anna kocası Aleksey'den göremediği sevgiyi Vronskiy'den de göremediğini düşündüğünde bir çıkmaza giriyor ve hikaye Vronskiy'le karşılaştığı tren garında son buluyor.
Üç ilişkinin (Anna-Vronskiy, Dolli-Stephan, Kiti-Levin) zamanla değişimine tanık olduğumuz hikaye herkesin kendine göre haklı nedenleri olduğunu öyle güzel anlatıyorki hikayenin gerçekliğine dalıp okuyorsunuz. Her dönemde eksikliğini toplumsal olarak hissettiğimiz empati duygusunu Tolstoy bana fazlasıyla yaşattı. Bir romandan beklentimiz de buydu sanırsam.