Kur’an bize yeter mi?
Müslim de rivayet edildiğine göre, İbni mesud (ra) Hazreti Peygamber’den (sav) “dövme yapan ve yaptıran, peruk takan ve taktiran… Kadınlara lanet olsun.“ hadisini rivayet edince, bu hadisi işiten Ümmü Yakup adında Kur’an okuyan bilgiç bir kadın gelerek itiraz eder: “Sen dövme yapanları da yaptıranları da lanetliyormuşsun.“ der İbni Mesud (ra): “Resulullah’ın (sav) lanetlediğine ben niye lanet etmeyeyim, üstelik bu, Allah’ın kitabında da var.“ diye cevap verir. Kadın: “Ben, Kur’anın iki kapağı arasında her ne varsa eksiksiz okudum ama senin söylediğin lanetlemeyi bulamadım.“ deyince İbni Mesud (ra): “Şayet hakkıyla okusaydın mutlaka bulurdun. Allah, Kur’an‘da “ Peygamber size ne verdiyse onu alın, size neyi yasakladıysa ondan da sakının.(Haşr,7) “ buyurmuyor mu cevabını verir.
Din
·
23 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
O ayetin bizzat kendisi ve öncesi-sonrası ganimetler hakkında... Nahl 64. Biz bu Kitab'ı sana sırf hakkında ihtilafa düştükleri şeyi insanlara açıklayasın ve iman eden bir topluma da hidayet ve rahmet olsun diye indirdik. Nisa 105. Allah'ın sana gösterdiği şekilde insanlar arasında hükmedesin diye sana Kitab'ı hak ile indirdik; hainlerden taraf olma! Hakka Suresi ﴾44﴿ Eğer peygamber bize atfen bazı sözler uydurmuş olsaydı, ﴾45﴿ Elbette onu kıskıvrak yakalardık. ﴾46﴿ Sonra onun can damarını koparırdık. ﴾47﴿ Hiçbiriniz buna mâni olamazdınız.
Hubab b. Münzir’in (ra) tavrının bir benzerini Hendek Gazvesi sırasında Ensar’ın yiğitlerinden Sa’d b. Muâz’da (ra) da görüyoruz. Efendimiz (sas) uzayan ve bir türlü neticelenmeyen savaşı bitirme arzusu ile Medine’nin yıllık mahsulünün bir miktarını Gatafan’lılara vermek istemişti. Bu arzusunu Sahâbeye açtığı zaman Sa’d b. Muâz, aynen Hubab b. Münzir gibi büyük bir edep ile aynı soruyu sormuştu: “Ya Resulullah! Bu düşünce Allah’ın size bir emri mi, yoksa sizin kendi görüşünüz mü?” Efendimiz (sas) bunun kendi görüşü olduğunu söyleyince Sa’d bu düşünceye karşı olduğunu şöyle beyan etmişti: “Ya Resulullah! Biz bu teklife karşıyız. Bizler cahiliye döneminde bile bunlara bir tek hurmamızı vermez iken, şimdi İslam ile aziz olduğumuz bir dönemde mi bunlarla mahsulümüzü paylaşacağız?! İşin sonunda ne kadar süreceği belli olmayan bir savaşta olsa biz onlara bir tek hurma vermeden savaşacağız.” Sa’d b. Muâz’a bu düşüncesinden dolayı Efendimiz (sas) herhangi bir şey söylemiyor, memnun ve hoşnut olarak Sa’d’ın fikrini kabul edip, düşmanla bir tek hurmayı paylaşmamaya karar veriyordu.