Gönderi

Puan vermedi·110 syf.··
2021 33. kitabı
“Bugün anne öldü. Belki de dün, bilmiyorum .Bakımevinden bir telgraf aldım. ‘Anneniz vefat etti. Cenaze yarın. Saygılar.’ Bundan bir şey anlaşılmıyor belki de dün ölmüştür.” Albert Camus’un şüphesiz en çok ses getiren yapıtıdır ;Yabancı. Toplum ve toplumu oluşturan, insana dair ve insanlar tarafından oluşturulmuş değerlere uyumsuz davranan bir kahraman ile baş başa kalmaktayız. Herkes toplumun yaptığı şeyleri yapmalı mı , biri öldüğünde ağlamalı mı ya da toplum önünde acımızı onlara sanki bir oyuncuymuş gibi göstermekte zorunlu mu? Sorularına yanıt veren bir kitap bence . Yazar çok güzel bir şekilde anlatmış bize farklı olmayı. Önemli olanın farklılık karşısında farklıyı kavrayıp özü bulmaktı sanırım. Taraf tutmadan, yargılamadan ,empati yaparak okunduğunda özü kavrayacağımızı söylemek isterim. Kitabı bu şekilde okuyarak bitirdiğimizde asıl amacın yani bize verilmek istenen mesajın ne olduğunu anlayabiliriz. Değinmek istediğim bir diğer şey ise kitabın adı ve içinde anlatılanların son derece uyumlu olmasıdır. Camus bunu o kadar güzel başarmış ki acaba başka ne olabilirdi bu romanın adı diye düşünmeye başlasak başka bir ad koyamazdık diye düşünüyorum. Roman Mersault’un annesinin ölümü ile başlıyor. Mersault’un annesinin ölümünün sıradan bir olaymış gibi görmesi kitabın adı ile karakterin uyuştuğunu daha ilk satırlardan gösteriyor bize Camus. Mersault topluma yabancılaşmış, hiçbir şekilde toplum kavramlarına kafa yormayan ve standart bir insan olmaktan çıkan bir karakter. Bu yüzden toplum onu yabancı olarak görmekte. Umursamaz , ilgisiz bir karakterdir Mersault. Sıradan bir hayatın içindeki tek yabancı desem yanlış demiş olmam sanırım. Herkese hatta en çok kendisine yabancıdır bu karakter. Bu kitabı okuduğumuzda hayatta bir insanın etrafa karşı ne kadar yabancılaşabileceğini görmekteyiz. Öyle ki annesinin ölümüne bile ağlamayan bir kişidir karşımızdaki. Öyle ki her satırda insan hayrete düşmekte haklılık payı buluyor kendine. Romanda Mersault baş karakterdir. Bu karakter diğer insanlara nazaran daha farklıdır çünkü kahramanın annesi öldüğünde de , evlenme teklifi aldığında da hatta bir adamı öldürdüğünde bile verdiği tepki aynıdır. Daha doğrusu tepkisizlik desem daha doğru olur. Karakterimizin farklı olması toplum tarafından yabancı olarak nitelendirilmesi ve dışlanmasına sebep olmuştur. Mersault’un işlediği bir suç dolayısıyla yargılanırken ki tavrı bence çok rahatsız ediciydi. Ancak orada, mahkeme salonunda olmak için de can atmıyor değildim. Mersault’un hep aynı tavırda olması bizi sonuna kadar da merakta bıraktırıyor ve açıkçası biraz kızdırmıyor değil bu halleri. Bir insan daha ne kadar umursamaz ve hayattan kopmuş şekilde karşımıza çıkabilir derseniz bu kitap tam yerinde olacaktır. Ancak Mersault’un sevdiğim huyları da vardı elbet . Tam olarak tanımasa da sırf karşısındaki insanı kırmamak için arkadaş olacak, kız arkadaşının evlilik teklifine evet diyebilecek olması sanki biraz kendimi hatırlattı. Mersault kadar umursamaz olmak ister miydim bilmiyorum ama bu kitabı okurken bir yandan sinirleniyor bir yandan da hayata bu kadar yabancı olsaydım daha mı az üzülürdüm diye düşünmüyor değildim. Kitabı okurken ve Mersault’un yaptıklarına hayret ile bakarken acaba gerçekten böyle bir insan olabilir mi ? demekten de alıkoyamıyoruz kendimizi. Kitabı okuyup bitirdiğimde kendimle baş başa kaldım. Mersault ise yanı başımda beni umursamaz bir şekilde izliyordu sanki. Sonra dönüp kendime sahi insanlar sırf istediğimiz gibi değil diye ya da değerlere uygun davranışlar sergilemiyor diye dışlamak ne kadar doğru olur ki ? diye sormaktan alıkoyamadım kendimi. Kendimizce değil de karakterin gözünden bakabilsek ya dünyaya kendimiz olarak , belki de o zaman daha az üzülürüz. Ya da üzülmeyiz. Bazen duygularımızı kendi içimizde belki de kendimizin bile o an farkında olmadığı şekilde yaşamak en doğrusu. Bence Mersault’ta böyle yaptı. Yazarın toplumu eleştirmesi ve bunu mükemmel şekilde Mersault ile bize göstermesi çok etkileyiciydi. Bazı dayatmaların yargıya taşınması ve yapılan haksızlığın en güzel biçimde anlatılması ile karşı karşıyayız. Çok etkileyici ve düşündürücü bir kitap. Beni en çok etkileyen kısmı ise sırf yaptığı suçlar veya karşılaştığı olaylar karşısında üzülmüyor diye cezanın ölüm ile sonuçlanması ,haksızlığın el ele tutuşmuş Mersault ile bir yolculuğa çıkmasıydı.
Edebiyat
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2020137,2bin okunma
·
19 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.