Karıncanın Su İçtiği
10/10
·508 syf.··
2021 58. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2021 14:06
Bir Ada Hikaye serisinin 2. Kitabı. İnsan Yaşar Kemal'in kalemine, anlatımına, sözlerine... Hayran kalıyor. Kitabı okurken insan kendini olaya kapıyor 500 sayfalık kitap nasıl bitti anlayamadim. Bir Ada Hikayesi dörtlüsü, savaşlardan, kırımlardan, sürgünlerden arta kalan insanların, Yunanistan'a gönderilen Rumların boşalttığı bir adada yeni bir yaşam kurma çabalarını konu alır. Umut romanın baş kahramanıdır. Karıncanın Su İçtiği, beklemenin ve sabrın romanıdır. Savaştan dönmeyen yakınlarını bekleyen kadınların, yurduna dönmeyi bekleyen sürgünlerin, denizi bekleyen balıkçıların, aşkı bekleyen yüreklerin sonsuz bir sabırla hayata duydukları inanç, adanın doğasına, insanlarına duyulan sevgiyle aydınlanır. Savaşın insan üzerindeki psikoloji etkilerini o kadar güzel anlatmış ki Yaşar Kemal bu kitapta. Mübadele sonrası adaya gelen sadece Yunan'daki Türkler değil. Evladının sağ salim döneceğine inanmış anne de var, savaştan sağ cıkmış gaziler de var. Tekrar savaşa gitmek istemeyen asker kaçakları da. Ama her birinin öyle acı ama etkileyici hikayeleri var ki. Yazar tüm hikayeleri tek bir adada toplayiveriyor. Hem de ne ada... herkes herkese evlat oluyor, anne oluyor, baba oluyor, kardeş oluyor. Herkes birbirinin yarasını sarıyor. Kitap hakkında araştırma yaparken önüme ilginç bir bilgi çıktı: Yaşar Kemal, “Bir Ada Hikayesi” adlı dörtlemesinin ikincisi olan “Karıncanın Su İçtiği” adlı kitabını, eşi Thilda’nın ölümünden sonra evden hiç çıkmadan bitirdiğini belirterek, “Thilda, bu kitabı çok sevmişti. Öldükten sonra bu bana bir çeşit vasiyet gibi oldu” Romanda ana hikayeden Ziyade karakterlerin hikayelerine odaklandım. Roman, çekilen tüm acılara rağmen umudu yitirmeyen karakterlerin hayata tutunma öyküsüdür. Savaş ve göçler nedeni ile tüm Anadolu çok zor durumda olsa da anlatıcı karamsar değildir. ‘’İnsan ne kadar yozlaşırsa yozlaşsın, insanları insan yapan koşullar değil mi? Onları toprak, gök, deniz, hava, güneş yaratmadı mı? Onların kültürel, sosyal kalıtımları yok mu? Öyleyse, insanlar kaldıkları yerden kendilerini yeniden yaratmaya başlarlar’’ diyen Yaşar Kemal, mübadillerin kendi çabaları ile geleceklerini şekillendirme gücüne dair inancını sıkça vurgular. Ben ve öteki arasındaki sınırları yok edecek duygu ortaklığına dikkat çeker. Hakim kahramanlık hikayelerinden uzaklaşan yazar, insanın karmaşık ruhunun derinliğine ve zenginliğine odaklanır. Savaş ve göçlerle mikro tarih anlatısına dönüşen bedenlerin öznel deneyimlerine kulak verilmesi gerektiğini savunur.(Alıntı) Karıncanın Su İçtiği adlı roman farklı toplulukların kültürel kimliğinde büyük bir kırılmaya neden olan göçleri ayrıntılı biçimde ele almaktadır. Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana romanında adadan ayrılmak istemeyen Rumların acısını Yunanistan’dan Türkiye’ye göçe zorlanan mübadillerin de hissettiği vurgulanır. Sadece demografik bir değişim olarak görülemeyecek göç, farklı toplulukların kaderini şekillendirecek olayların kaynağıdır. Yaşar Kemal, zorunlu göçün büyük bir trajediye dönüşmesini ustalıkla anlatmaktadır. Ve keşke bu kitapların filmleri dizileri çekilse.
Edebiyat
Karıncanın Su İçtiğiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20235bin okunma
··
81 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.