Puan vermedi·536 syf.····Okunma: 03 Nisan 2021 14:14 NAR AĞACI - NAZAN BEKİROĞLU
.
-Selam
Acının, gurbetliğin, vefanın, fedakarlığın, sevdanın, yolların kitabı bu. Öyle ki içinde kaybolup yine içinde kendinizi bulduğunuz bir hikaye.
Açıkçası Bekiroğlu’nun okuduğum ilk kitabı. Arka kapak yazısı ve kitabın tasarımı çok ilgi çekici. Keza içeriği de öyle. Yazarın üslubunu bayılarak okudum. Betimlemeleri ve şiirsel anlatım tarzını aşırı beğendim. Bu tarz duygu yoğunluklu cümleleri çok sevdiğimden sanırım.
Kitap, Trabzon-Tebriz-Tiflis-Batum-Bakü-İstanbul hattında geçen bir hikayeyi anlatıyor. Yalnız bu hikaye günümüzde değil ta Balkan Savaşlarından Birinci Dünya Savaş’ına kadar uzanıyor. Kitaptaki karakter dedesi Setterhan ve Zehra’nın iki apayrı ırmak iken nerede buluştuklarını öğrenmek için yola çıkıyor ve bizi de beraberinde götürüyor. İranlı halı tüccarı Mirza Han’ın oğlu Setterhan , Trabzon’da doğup büyüyen Zehra ile tanışana kadar ki tüm hikaye gözlerimizin önüne seriliyor. Adeta o yıllarda yaşamış ve aynı şeyleri hissetmiş gibi oluyorsunuz.
Trabzon’un sahibi Gülbahçe Sultan, İran’ın meşhur Taht-ı Süleyman’ı, Nizami’nin Hamse’si, Ahmet Mirza ve Kara Sultan’ın Hikayesi’ni, Nihat Hanım’ın Efsus şiiri... Ve daha sayamadığım bir çokları. Bana öyle güzel öyle anlamlı ve öğretici dokular kattı ki, kitabı okurken adeta doyduğumu hissediyordum. Bekiroğlu’nun geçmişe bir fotoğraf karesi ile sürüklenmesi, kitabın sonundaki detayları beni mest etti. Söylemek istediğim çok şey buraya sığdıramadığım çok düşüncem var ama bu kitabı okumak istiyorsanız en azından bir fikrinizin oluşmasına yardımcı olduğumu umuyorum.
Beni bu kitap ile tanıştıran sevgili @zehkdl ya çok teşekkür ediyor ve iyi ki okudum diyorum.
Sevgiyle ve sağlıkla kalın.