Fyodor'un Suç ve Ceza'dan sonra kaleminin akıcılığını en iyi şekilde hissettirdiği bir eser. Prens Mişkin İsvıcre'de ki tedavisinden sonra memleketi Rusya'ya sağlıklı olarak döner. Burda Nastasia ve Aglae gibi iki güzel kadına karşı hislerine engel olamaz ama her ikisinin de çok başka hayatları vardır önce Nastasia ile evlenmek ister Nastasia sözde " Kötü Kadın" damgasını kendine basar ve Mişkin'i terk eder. Bir süre Aglae ile içli dışlı olur ailesi ile zaten Rusya'ya döndüğünde tanışmıştır ama Mişkin 'in çok iyi niyetli olmasından ve biraz hastalığının izlerini yeniden ortaya koymasından ötürü çevresi karakterimize "BUDALA" hitabını kullanır sık sık. Daha sonra Aglae ile evlenme aşamasına gelir düğünden bir gün önce Aglae Mişkin 'i alarak Nastasia ile yüzleşmeye gider ve orada ki hararetli tartışmasının sonunda Mişkin Nastasia ile kalmaya karar verip Aglae'yi bir nevi terk eder, aslında terk etmek istemez ama yine bir buhrana düşmüştür. Bir süre sonra Nastasia ile evlenecekken düğün günü Mişkin'in eski dostu Rogogin ile kaçar Nastasia zaten Rogogin'in en başından beri Nastasia'yı istediğini tüm muhit biliyordu. Mişkin bunların peşine takılır ve sonunda Rogogin'in Nastasia'yı bıçaklayıp öldürdüğünü görür. Kitabın final sahnesinde Prens Mişkin yıllardır tedavi görüp iyi olduğu Isviçre'ye tekrar hasta hâlde dönmek zorunda kalır. Kitabın vermiş olduğu dersi özetler nitelikte olan yine kitaptan şu sözü yazmalıyım; " İnsanın iyi olması kadar kötü bir şey yoktur."