İskender pala hikâyeleri matruşka gibi hikaye içinde hikaye,aşk içinde aşk. Ama yazdığı bütün eserler farklı tarihler ve farklı şahsiyetleri anlatsa da asıl amacı "aşk"ı anlatmak, onun zamana ve mekâna meydan okuyan varlığını ispat etmek, merhalelerini ve talip olanların başlarına gelecekleri değişik ruhları kullanarak anlatmak bence. Bu gayesini anlattığı ve serencamesinin önsözü olan Leyla ile Mecnun eserinden sonra aşka yepyeni bir kapı daha açmış bu eserinde. Barbaros Hayrettin Paşa'nın hikayesini anlattığını düşünebilirsiniz ama bence yazar herzamanki gibi tarihin bakmadığımız doğal olarak da göremediğimiz bir yanını anlatıyor.Endülüs'ü ve kalanlarının 'medeni Avrupa'dan'!! gördüğü zulmü bir aşk hikayesi ile anlatmış. Bu arada da ne Barbaros'u anlatmayı ihmal etmiş ne de roman yazıyorum diye sığ bir anlatımla yetinmiş. Kitaba verdiği isim gibi efsane bir eser neşretmiş...