Puan vermedi·155 syf.····Okunma: 20 Nisan 2021 16:37 Zehra // Nabizade Nazım
Ben, Türk klasiklerini elimden geldiğince okumaya çalışıyorum. Daha çok Servetifünun edebiyatı beni cezbediyor. Erkeklerin o kolalı gömlekleri, kadınların beyaz Fransız eldivenleri ve yaldızlı balolar resmen özendiriyor. Arada bir değişiklik yapıp Tanzimat ve sonrasını da okuyorum.
Aslında Nabizade Nazım, Karabibik öyküsüyle ünlü ; Zehra onun Karabibikten sonra yazdığı realist romanı. Karabibik ile natüralizmi Türk edebiyatına sokan Nabizade Nazım, Zehra adlı eseriyle de realizmi ve Türk toplumundaki kadın erkek ilişkisini harmanlayıp sunuyor. İlk başlarda Zehra'nın bu denli kıskanç olmasının bir hastalık olduğunu düşünüp psikolojik tahliller çerçevesinde açıklamak istemiştim fakat sonra fark ettim ki Zehra aslında yersiz bir kıskançlık taşımıyor, kocasına güvenmiyor sadece. Zehra ile Suphi tanışıp büyük bir aşkla evleniyorlar daha sonra Suphi onu Sırrıcemal denen cariyesi ile aldatıyor. Zehra aradan çekilip intikam planları yaparken Suphi, Sırrıcemal 'i de Ürani ile aldatıyor. Bu kurgu aslında "seninle olmak için başkasından vazgeçen bir gün başkası için de senden vazgeçer" sözünün kitap olmuş hali. Zehra' nın aldığı intikam ileriki günlerde vicdan azabı yaratıyor ve bana kalırsa pişman da oluyor. Yazarın dili gerçekten çok akıcıydı, kitabı bir çırpıda okudum. Nabizade Nazım 'ın kemik vereminden dolayı kısacık ömrüne sığdırdığı bu iki başarılı kitabı herkes okumalı bence.