Oğuz Atay'ın okuduğum ilk kitabı oldu. 8 tane öyküden oluşan, öykülerinde karakterin hissettiklerinin ön planda olduğu, bireysel duygu ve düşüncelerin yazıldığı, toplumla anlaşamayan, anlaşılamayan karakterler okuyoruz öykülerde. Kitap bittiğinde hızlı bir şekilde diğer kitapları okuma isteğim olduğunu fark ettim. Oğuz Atay in sesini duymak, yazdıklarını okumak fazlasıyla güzel, hüzünlü kısacası karışık duygular hissettirdi. 8 öyküden en çok etkilendiğim, seneler önce de okuduğum ancak yazarının Oğuz Atay olduğunu bilmediğim "Unutulan" öyküsüydü. Öyküyü kitapta gördüğümde kısa süreli bir şok yaşadım desem sanırım yeridir. Insanlar nasıl böyle güzel, duygulu, anlamlı, tatmin edici yazabiliyorlar acaba?