9/10
·184 syf.··
2021 25. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2021 23:31
Dostoyevski'nin yirmili yaşlarında yazdığı ilk roman ve diğer yazdığı romanlardaki karakterlerin de başlangıcı olduğu söylenen roman. Karşı binalarda oturan iki yoksul insanın birbirleriyle mektuplaşmalarını içeriyor aslında. Okurken bir yandan yoksul insanların, -karnı aç, çizmesi delik, paltosu yırtık- daha doğrusu parası varken mutlu, kalbi yerine sığmayacak kadar yerinde duramadığını lakin parası olmadığında da ne kadar mutsuz, yerin dibine girmek isteyecek kadar toplumda olmak istemediklerini bize gösteriyor. Ama aynı zamanda bu iki insanın baba-kız ilişkisiyle birbirlerine bağlılığını, bütün bu yoksulluklarına rağmen kendisini değil karşısındaki insanı düşünüp, birbirlerinin dertleriyle dertlenip, hüzünlendiğini de gösteriyor. Birbirlerine sahip çıkışlarını, -kimse onlara sahip çıkmazken- bağlılıklarını ve sonsuz sevgilerini de çok güzel işliyor. Gogol'ün Palto'sundaki memuru da bir bölümde çok güzel işleyip yoksulların bir gün bir kitaba konu olacaklarını daha kendileri bile bilmezken insanların onları yürüyüşlerinden tanıyacaklarını yine de yoksulların hiçbir kitaba konu olacak kadar alçalmaması gerektiğini de söyleyip Gogol'a atıfta bulunuyor. Dönemi ve yoksulluğu anlatması açısından bana bir yandan Knut Hamsun'un Açlık romanını anlatan bir roman oldu ve çok beğendim. Nitekim bence böyle büyük romanları yazan yazarların ilk romanlarını da okumak gerektiğini düşünüyorum. Kitabı ilk basan yayımcı da nitekim Dostoyevski'nin bu romanını gördüğünde "Yeni Gogol doğdu" lafını boşuna kullanmamış. Okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar:)
Roman
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202376,9bin okunma
·
6 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.