Kumarbaz
9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2021 142. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2021 02:59
Orijinal dilinde 1866 yılında yayımlanan Kumarbaz, Dostoyevski'nin kendi hayatından ve kumar tutkusundan izler taşıyan yarı otobiyografik bir roman. Nitekim hayatında hiç kumar oynamamış bir insanın gerçek bir kumarbazın ruh hâllerini bu kadar parlak ve canlı bir şekilde yansıtması/tasvir etmesi düşünülemezdi. Dostoyevski, iflah olmaz bir kumarbaz olmasının yanı sıra insan ruhunu çok iyi anlayan ve insan ruhunun derinliklerini/karanlık yönlerini yetkinlikle analiz edip tasvir eden gerçek bir psikolog. Bu eserde de insan ruhunun karanlık yönlerinden biri olan saplantı noktasına varan bir tutku, yani kumar tutkusunun psikolojisi irdeleniyor. Kumar oynama fikri kimilerine göre itici olsa da Dostoyevski, kumar güzellemesi yapmıyor aslında; bilakis kumar tutkusunun psikopatolojisini tüm çıplaklığıyla gözler önüne sererken okuru da kumar saplantısı örneği üzerinden diğer insanı esir alan ve vazgeçilmeyen tutkuları düşünüp sorgulamaya teşvik ediyor. Yazarın vermek istediği bir mesaj yok aslında, "göstermekle" yetiniyor. İyiyi ve kötüyü, doğruyu ve yanlışı ya da güzeli ve çirkini bulma/ayırt etme ve bu doğrultuda hareket etme sorumluluğu okurun takdirine bırakılmış. Romanda ilginç simgeler dikkati çekiyor: Almanya'daki Baden-Baden'deki kurmaca Roulettenburg şehri, köklerden uzaklaşmayı temsil ettiği kadar sıla hasretini de (Rus ruleti ve Rus şehirlerinin adlarında sıkça karşılaşılan "-burg" eki) simgeliyor. Moskova da Kumarbaz'ın bsşkarakteri Aleksey İvanoviç'in köklerini ve geleneksel değerlerini simgeliyor ancak Aleksey aşkından ve hasretinden ölse de memleketine asla dönmeyecek ve "gurbet ellerde" göçebe gibi sürüne sürüne yaşamaya devam edecek. Yine romandaki Bayan Polina'ya (Rus) duyduğu aşk da onu ıslah etmeyecek zira vuslatın hiç gerçekleşmeyeceği aşklar bunlar Aleksey için zira onun en büyük aşkı kumar. Hastalıklı kumar aşkı için herkesi ve her şeyi harcamaya hazır, ateşli ve inatçı bir karakter Aleksey. Aynı zamanda trajik bir karakter: Rulet masasında büyük paralar kazanıp zirveye çıktığında Paris'e gitmesi, hem aşktan ve kumar tutkusundan kaçışı hem de sonun başlangıcını/düşüşe geçişi simgeliyor. Günümüzde klişeleşmiş olsa da rulet çarkı Roma şans ve kader tanrıçası Fortuna'nın yanardöner çarkını (Rota Fortunae, çarkıfelek), kumarhane dünyadaki cehennemi ve kumar da iniş ve çıkışlarla dolu hayatın kendisini temsil ediyor eserde. Umutsuz ve sarsıcı bir dibe vuruş ve sonsuza kadar orada kalış hikâyesi bu; Aleksey'i o bataklıklardan kurtarmak okurun hayal gücüne kalmış. Son olarak çeviri konusunda birkaç kelam etmek isterim: Dünya klasiklerini okurken alacağımız kitabı yayınevine göre seçmek sağlıklı bir tercih olur ancak Rus klasiklerinde çevirmene göre karar vermek gerektiğini düşünüyorum. Birkaç yıl önce Dostoyevski külliyatı okumalarıma başlayıp Ergin Altay çevirileri yüzünden bu okumalarına uzun bir ara vermiştim. Dostoyevski ile yıldızımın barışmadığını düşünme gafletine düşecekken Rusçadan Türkçeye çevirilerde çevirmenin çok önemli olduğunu keşfettim zira Kumarbaz'da da aynı deneyimi yaşadım. Ergin Altay'ın Kumarbaz çevirisi nedeniyle kitabın itici ve sıkıcı olduğunu düşünmüştüm ancak Nihal Yalaza Taluy çevirisini okuduktan sonra aynı kitabı "muhteşem" bulduğum için Rusçadan çevirilerde çevirmenin önemini bir kez daha anlamış oldum. Rusçadan Türkçeye çevirilerde Ayşe Hacıhasanoğlu, Hasan Âli Ediz, Nihal Yalaza Taluy gibi isimleri naçizane tavsiye ederim. Kumarbaz'ı da mutlaka okuma listenize ekleyin bu arada. Şimdiden keyifli okumalar diliyorum Kitapla ve sevgiyle kalın
Edebiyat
KumarbazFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 088,5bin okunma
·
118 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.