Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Kumarbaz
9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2021 142. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2021 02:59
Orijinal dilinde 1866 yılında yayımlanan Kumarbaz, Dostoyevski'nin kendi hayatından ve kumar tutkusundan izler taşıyan yarı otobiyografik bir roman. Nitekim hayatında hiç kumar oynamamış bir insanın gerçek bir kumarbazın ruh hâllerini bu kadar parlak ve canlı bir şekilde yansıtması/tasvir etmesi düşünülemezdi. Dostoyevski, iflah olmaz bir kumarbaz olmasının yanı sıra insan ruhunu çok iyi anlayan ve insan ruhunun derinliklerini/karanlık yönlerini yetkinlikle analiz edip tasvir eden gerçek bir psikolog. Bu eserde de insan ruhunun karanlık yönlerinden biri olan saplantı noktasına varan bir tutku, yani kumar tutkusunun psikolojisi irdeleniyor. Kumar oynama fikri kimilerine göre itici olsa da Dostoyevski, kumar güzellemesi yapmıyor aslında; bilakis kumar tutkusunun psikopatolojisini tüm çıplaklığıyla gözler önüne sererken okuru da kumar saplantısı örneği üzerinden diğer insanı esir alan ve vazgeçilmeyen tutkuları düşünüp sorgulamaya teşvik ediyor. Yazarın vermek istediği bir mesaj yok aslında, "göstermekle" yetiniyor. İyiyi ve kötüyü, doğruyu ve yanlışı ya da güzeli ve çirkini bulma/ayırt etme ve bu doğrultuda hareket etme sorumluluğu okurun takdirine bırakılmış. Romanda ilginç simgeler dikkati çekiyor: Almanya'daki Baden-Baden'deki kurmaca Roulettenburg şehri, köklerden uzaklaşmayı temsil ettiği kadar sıla hasretini de (Rus ruleti ve Rus şehirlerinin adlarında sıkça karşılaşılan "-burg" eki) simgeliyor. Moskova da Kumarbaz'ın bsşkarakteri Aleksey İvanoviç'in köklerini ve geleneksel değerlerini simgeliyor ancak Aleksey aşkından ve hasretinden ölse de memleketine asla dönmeyecek ve "gurbet ellerde" göçebe gibi sürüne sürüne yaşamaya devam edecek. Yine romandaki Bayan Polina'ya (Rus) duyduğu aşk da onu ıslah etmeyecek zira vuslatın hiç gerçekleşmeyeceği aşklar bunlar Aleksey
Edebiyat
KumarbazFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 088,5bin okunma
Hazların gücü adına!..
6/10
·152 syf.··
2021 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2021 06:06
》Haz da acı da insan için yaşamda gerekli ve mevcut olan duygular. İnsan, psikolojik anlamda her zaman acıdan kaçan, hazza yönelen bir canlı olarak tarif edilmiştir. Haz duygusunun kendisi kötü ya da ahlâk dışı değildir, eğer insan hayatını yalnızca ve yalnızca haz duymak gayesiyle yaşamaya, hazza giden yolda her yolu mübah görmeye başlarsa, işte o zaman ahlâk dışılıktan söz ederiz. Akıl ve irade sahibi olmasıyla hayvanlardan üstün olduğunu iddia eden insan, hazlarının kurbanı olursa, işte o zaman o aşağıladığı hayvanlardan bile daha aşağı duruma düşmüş olur maalesef (Esfel-i safilin). 》Bu eserinde Dostoyevski, sanki alelacele bir şeyler karalamış bırakmış gibi geldi bana, zaten ömrü borçlarını ödemek için "makine gibi" yazmakla geçen yazar için bu pek sıradışı olmasa gerek. Edebî anlamda pek tat alamadım. Yer yer güldüren diyaloglar, klasik Dostoyevski tarzındaydı. :-) 》Kumarbazlıkta meselenin "paragözlük"ten ziyade, kazanma anında oluşan "anlık haz duygusu" olduğu vurgulanmış, tıpkı seks bağımlılığındaki gibi. Diğer uyarıcı/uyuşturucu madde ve sigara bağımlılığındakinden farklı olan yönü bu, çünkü bu tür bağımlılıklarda haz duygusu, tam aksine anlık değildir, bir sürece yayılır. Yine de iyi ki okudum diyorum, uzun zamandır okumak isteyip okuyamadığım bir eserdi, merakımı gidermiş oldum. :-) ●"Kumarbaz, Dostoyevski'nin romanları arasında özelliği olan bir yapıttır. Bu dev romancı kendini anlatmaktan hiçbir zaman geri kalmamıştır, ama Kumarbaz, yaşamının en gerçek dramlarından birinin tahlilini yapar. Denilebilir ki, kumar hastalığının korkunçluğunu hiçbir yazar onun bu yapıtı kadar duyuramamıştır. Oyun tutkusuna karşı bütün iradesini kullandığı halde bir türlü kendini bu canavarın pençesinden kurtaramayan iyi ruhlu bir insanın bu yüzden nasıl tüm ahlak
Edebiyat
KumarbazFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 088,5bin okunma
8/10
·152 syf.··
2019 17. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mart 2019 01:27
kumar iptilasından çok çekmiş bir yazarın kendi psikolojisiyle bağdaştırıp çok kısa sürede yazdığı hatta kumar borcunu ödemek için kaleme aldığı söylentiler arasında. kitabı okuduktan sonra gerçeklik payını düşünmemek elde değil.
KumarbazFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 088,5bin okunma
8/10
·187 syf.··
Beğendi
·
2017 66. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2017 19:46
Dostoyevski'nin tüm kitaplarının aksine oldukça kısa bir romanı olan Kumarbaz, bizlere kumar tutkusu, insan ilişkileri ve iç hesaplaşmalarla ilgili birçok ayrıntı sunuyor. Bu romanın özelliği sadece 25 günde acele yazılmış olması, aksi takdirde Dostoyevski yayıneviyle yaptığı anlaşma gereği eserleri üzerindeki haklarını kaybedecekti. Sonradan evleneceği kadın olan Anna stenograf olarak yazara yardım etmiştir. Böylesine çabuk yazılmış bir roman için netice kesinlikle çok iyi. Bir de rahat kafayla sakin şekilde yazmış olsa kim bilir neler çıkardı. Kitapta kumarbazlığın verdiği o heyecan, gerilim, korku, ürperti gerçekten çok iyi verilmiş. Sanki kumar masasında siz oynuyormuşçasına bir duygu yaşıyorsunuz, hiç kumarla ilginiz olmasa bile kumarın insanda nasıl bir intiba bıraktığını derinden hissedebilirsiniz. Bunun yanında insan ilişkilerindeki umursamazlık, açgözlülük, dedikoduculuk gibi hadiselerin sık yaşandığı ve bol bol eleştirinin yazıldığı bir eser olmuş. Dostoyevski bu kadar kısa bir kitapta çok şey anlatabiliyor, sonu biraz oldu bitti gibi olsa da genel gidişat gayet iyi. Genellemeler var çokça bazen yok öyle değildir dediğiniz şeyler çıkabiliyor. Aşk ve nefret bir arada kitapta. Ben beğendim, Rus edebiyatı sevenler göz atmalı bence. Kumarın insan üzerinde nasıl olumsuz etkiler yaratan ve benliğini kötü şekilde değiştiren bir bela olduğunu anlatan önemli eserlerden biri.
Edebiyat
KumarbazFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 088,5bin okunma
8/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2020 11. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2020 13:39
Merhaba kitapseverler,  kronolojik Dostoyevski yolculuğumuzda 14. durak olan Kumarbaz'ı okuduk. Hastalık derecesinde bir tutku olan kumar tutkusunu, kendisi de bir kumar düşkünü olan Dostoyevski'den daha iyi kim anlatabilirdi ki? Bir insan bu hastalığa tutulmuş, bu girdaba yuvarlanmış ise, artık irade felç olmuştur. Bu tutkunun kuvvetli çekim gücüne karşı koymak  çok zordur. Atmosferine giren yetmiş beşlik zengin, huysuz büyükanneyi bile çekim gücü ile kıskıvrak yakalayan rulet masası karşısında, genç, heyecanlı, tutkulu aşık bir  özel öğretmen olan Aleksey İvanoviç ne yapsın? Dostoyevski'nin yayınevinin dayatması ve  kendi kumar borcunu ödemek için 25 gün gibi kısa bir sürede tamamladığı bu 150 sayfalık romanda, kumar tutkusunun insanı düşürdüğü acınası haller etkileyici ve sürükleyici bir üslupla anlatılıyor. Ayrıca kitapta halk arasında kullanilan mecazi anlamıyla " haydan gelen huya gider" atasözünün sağlaması yapılarak, rulet masasında kazanılan büyük paranın kısa sürede çarçur edilip tüketilmesine de şahit oluyoruz. Okumanızı öneririm. Hoşçakalın…
KumarbazFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 088,5bin okunma
8/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2018 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Kasım 2018 13:05
Dostoyevski tarafından yazılan roman ticari kaygıyla 26 günde tamamlanmıştır. Fakat çok ironik bir durum söz konusu. Kumar hastalığının ne kadar korkunç olduğunu en iyi anlatan roman olmakla birlikte, Dostoyevski bu romanı kumar borçlarını ödemek için yazmıştır. Yani denilebilir ki, Dostoyevski bu romanda kendinden bahsetmiştir. Romanın kahramanı olan Aleksey Ivanoviç bir rus generalin evinde öğretmenlik yapmaktadır. Generalin kızına kör kütük aşık olmasıyla hayatı değişir, ona hayatını verecek derecede bağlanır. Bir gün aşık olduğu kadının paraya ihtiyacı olduğunu görür ve varını yoğunu koyarak kumar oynar. Çok yüklü bir miktarda para kazanır. Fakat sevdiği kız parayı kabul etmez. O da Fransa'ya giderek tüm parayı har vurup harman savurur. Hayali Rusya'ya tekrar dönüp kumar oynayarak aynı miktarı kazanmaktır. Fakat işler beklediği gibi gitmez. Her şeyini kaybeder, ama oynamaktan vazgeçmez. Bir süre sonra öyle uyuşmuştur ki, dünyadan haberi olmaz, kumar dışında hiç bir şey düşünemez. Öyle ki sonunda sevdiği kadının aşkına karşılık verip onu yanına çağırdığını duyduktan sonra bile kumarı bırakıp onun yanına gidemez. Artık tamamen bağımlı olmuştur.
KumarbazFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 088,5bin okunma
5/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2023 13. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2023 23:48
Kumarbazlarin acınası hayati ve hırsı... ve elbette kii sonu... Bir Dosto klasiği, enfeess.. okumayan yoktur herhalde.. varsa da hemen okumalı. Duygular nasil anlatılmış ve nasil hissettiriliyor... deneyimlenmeli Kumarbaz
Dünya Klasikleri Edebiyat Roman
KumarbazFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 088,5bin okunma
8/10
·187 syf.··
2018 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2018 15:44
İncelemeye başlamadan önce sizinle bu kitapla ilgili çok şaşıracağınız, sıra dışı bir bilgi paylaşmak istiyorum: Dostoyevski bu kitabı kumar borcunu ödemek için sipariş üzerine sadece 25 gün........ Kızmayın hemen, küçük bir şakaydı arkadaşlar... :) Bu kitap hakkında konuşurken bu bilgiyi vermeyenleri Sibirya'ya kürek cezasına gönderiyorlarmış... Açıkçası Dostoyevski'nin bir kitabı hangi amaçla kaç günde yazdığı beni çok alakadar eden konular değil. Diğer Dostoyevski kitaplarında olduğu gibi sırası gelince aldım, okudum, okurken baya keyif aldım ve bitirip tekrar rafa kaldırdım. Kitaplarla ve yazarlarla bu ilişkinin ötesine geçmek beni oldukça zorlayan bir konu. Neyse, son olarak bir de harika bir Dostoyevski etkinliği tertip eden ve bu etkinlik için ciddi mesai harcayan sevgili Quidam 'a da içten bir teşekkür göndererek incelemeye geçiyorum... İtiraf etmem gerekir ki, kitabı elime alana kadar kafamda bambaşka bir senaryo kurmuştum. Kitabın adı Kumarbaz ya, işte ilk bakışta zihnimde Mel Gibson'un oynadığı Maverick filmindeki gibi sahneler canlandı. Sanıyorum bir Dostoyevski romanı ile karşı karşıya olduğumu yeterince idrak edememişim. Kitabı okumaya başladıktan sonra her şey yerli yerine oturmaya başladı... Yine sorular, sorgulamalar, detaylar, tespitler, tahliller peş peşe gözlerimin önünden geçti... O yüzden kitabı henüz okumayanlar ve okumayı düşünenler için paylaşmak istedim bu bilgiyi de... Yani karşınıza Kıbrıs'ta makinenin başında kol çeken Serdar Ortaç ya da Çarkıfelek'ten kazandıklarını bir başka Çarkıfelek olan Rulette ezen Mehmet Ali Erbil gibi karakterler çıkmayacak, içiniz rahat olabilir bu konuda... Benim gördüğüm kadarıyla kumar tutkusu, o çaresizlik duygusu ve her kumarbazın başından geçebilecek o malum olaylar kitabın
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202388,5bin okunma
Dikkat! Bu kitap 29 günde yazılmıştır.
8/10
·188 syf.··
2023 48. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2023 22:39
Öncelikle şunu belirteyim ki klasik bir kült kitabı -özellikle de bu kitap Dostoyevski'ye aitse- her zaman iyi bir çevirisi olan yayından okumak gerekiyor. Bu kitabı daha önce kötü bir yayından alıp okumayı yarım bırakmıştım ve kendime ben en iyisi mikrofonu İş Bankası Yayınları'na bırakayım demiştim. Şimdi bu diziden okudum ve bu davranışımın meyvelerini de yeterince aldığımı düşünüyorum. KİTABIN HİKAYESİ VE İÇERİĞİNDEN İLGİNÇ NOTLAR 1) "KUMARBAZ" KİTABININ GERÇEK YAŞAM İLE İLİŞKİSİ Dostoyevski bu kitabı 1867 yılında stenograf yani bir çeşit hızlı yazıcı olan Anna Grigoryevna Snitkin’in yardımıyla tamamlar ve daha sonra da bu kadınla evlenir. Anna ile bir müddet Avrupa’da yaşayan Dostoyevski aynı zamanda kumarbaz bir insan olduğu için Avrupa'da çok büyük paralar kaybeder. Rusya’daki dostlarından borç para ister. Kitaplarının yayımcısıyla anlaşma yapar, alacağı parayı romanları tefrika edilmeden alır ve hepsini yine kumarda bitirir.. 2) KİTAPTA GEÇEN POLİNA KARAKTERİ HAKKINDA İLGİNÇ DETAYLAR: Dostoyevski'nin yaşamında büyük bir aşk beslediği genç ve son derece güzel olan Polin Suslova adında bir kadın vardır. Bu kadın Dosto'nun diğer romanlarında da karşımıza şu şekilde çıkmıştı: Suç ve Ceza: Raskolnikov'un kız kardeşi Dunya, Budala: Nastasya, Cinler: Liza Karamazov Kardeşler: Katerina İvanovna Bu romanlarda karşımıza farklı karakterlerde çıkan Polina Suslova, "Kumarbaz"da ise bizi daha yakın bir isimle Polina Aleksandrovna ile karşılıyor. Polina karakterini anlamak gerçekten beynimi çok yakan bir süreçti. Hatta kitabın bir sayfasına Polina'yı çözemiyorum diye not düşmüşüm. Çünkü Polina soğuk, küstah, bencil, karşıdakine hep küçümser şekilde bakan ama bazı zamanlarda ise fazla duygusal ve şefkatli olan hastalıklı bir karakter gibi gerçekten. Sanırım belki de
Edebiyat & Roman
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202388,5bin okunma
Kumar tutkusu
10/10
·177 syf.··
2023 47. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Eylül 2023 00:01
Kumarbaz Dostoyevski’nin kendi hayatının 10 yıllık bunalımlı bir döneminden gerçek bir kesit olmakla birlikte, 20’li yaşlarındaki aşk ve kumar tutkusunu anlatan sürükleyici, akıcı bir roman. 1866 yılında kaleme aldığı varsayılıyor. Bu romanı nasıl yazdığı ise enteresan; Dostoyevski dünyaca ünlü olan yapıtı Suç ve Cezayı yazdıktan sonra o dönemki aşırı kumar borcu yüzünden yayıncısı ile aralarında bir sözleşme imzalar. Sözleşmenin şartları ise şöyledir; Dostoyevski’nin bütün borçlarını kapatacağını ve üzerine 2 yıl ona yetecek kadar para vereceğini karşılığında kısa bir roman yazması gerektiğini söyler. Bu romanı sözleşmeden itibaren tam 24 ay içinde teslim etmesini ister. Eğer eseri bir gün bile geç verecek olursa bugüne kadarki ve bugünden sonraki bütün eserlerinin hakları yayıncısına kalıcaktı. Dosteyevski bu sözleşmeyi imzalar. İmzaladıktan 24 aya yakın bir zamanda hala ortada bir eser yoktur bu durumdan haberdar olan Fransız yazar Stendhal Parma Manastırını ben dikte ederek (söyleyerek yazdırmak) yazmıştım sen de öyle dene der. Grigoryevna Snitkin adında daha sonra 2. Karısı olacak olan İsveç asıllı genç bir kıza dikte ederek adı geçen (Kumarbaz) roman ortaya çıkar. (Yazarın Bu Romanı Nasıl yazdığı kısmı alıntıdır) Kahramanın gözünden anlatılan kitabın özetine gelirsek; Fransa’nın Roulettenbourg şehrinde yaşayan hayalperest Rus Generali ve ailesinin (Aslında Albaymış emekli olunca Generalliğe terfi almış Syf:113) yanında öğretmen olarak yaşayan filozof, akıllı, cesur, eğlenceli ve açıksözlü bir mizaca sahip kahramanımız Aleksey İvanoviç’in Almanya’dan yanlarına dönüp otele yerleşmesiyle başlıyor. General o sırada kumarda her şeyini kaybetmiş, açık veren bütçesini kapatması için, De Grieux adlı Fransız Markiden aldığı borçla avucuna düşmüştür. General Fransız
İnceleme
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202388,5bin okunma

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.