Gönderi

Puan vermedi·128 syf.··
2021 90. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2021 09:44
Varoluşçuluğun tohumları 19. yüzyılın sonlarında Nietzche, Scheler gibi filozoflar tarafından atılsa da, 2. Dünya Savaşı'ndan sonra yaşanan bireysel bunalımlar bu alana ilgiyi arttırmıştır. Peki Varoluşçuluk nedir? Aslına bakılırsa her filozof kendince bir açıklama girişiminde bulunmuş fakat biz Sarte'e göre ifade edersek şu şekildedir:"Varoluş, özden önce gelir. İyi, ama ne demektir bu? Şu demektir:İlkin insan vardır; yani insan önce dünyaya gelir, var olur, ondan sonra tanınlanıp belirlenir, özünü ortaya çıkarır." (s. 39) Bu açıklamalardan sonra Sartre eleştiri oklarının odağı haline gelir çünkü genel kabul gören başlangıçtaki özün varlığı ve dolayısıyla Tanrı'nın varlığını yasdıyarak, bireyi özgür kılmayı hedeflemektedir. Bu kitapta Sartre' nin tüm bu eleştirelere cevaben vermiş olduğu "Varoluşçuluk Bir İnsancılıktır" adlı konferansı mevcut. Sarte konferansında Varoluşçuluğun tanımı, gerek Marksçıların eylemsizlik gerekse Katoliklerin kötümserlik suçlamaları gibi birçok eleştiriyi cevaplayarak ilerliyor. Sarte'nin savunduğu düşünce birçok açıdan ele alınarak işlendiği için bütüncül bir şema çizebilen bu eser, ek olarak P. Naville ile bir tartışmasını, Bompiani ve Picon'un yazarın eserleri ve hayatını ele alan özet niteliğindeki yazıları da mevcut. Ayrıca Asım Bezirci'nin özenle hazırladığı önsöze de değinmek istiyorum. Bezirci, eseri daha iyi anlayabilmek için bu düşüncenin kökeninden, farklı filozofların görüşlerinden ve Türkiye'deki yansımalarından oluşan kısacık fakat doyurucu bir metin sunmuş. Ek olarak yapılan eleştiriler ağırlıklı olarak Marx üzerinden olduğu için, bu konuya dair biraz bilgi sahibi olmak okumayı daha zevkli hale getirecektir. İyi okumalar.
Felsefe
VaroluşçulukJean-Paul Sartre · Say Yayınları · 20193,854 okunma
·
71 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.