·208 syf.··Beğendi
···Okunma: 21 Nisan 2021 18:54 Kitabı beğenmekle beğenmemek arasında kaldım. Bu yüzden de bu yorumu yaparkende zorlanıyorum. Kitap aslında konu bakımından çok ilginç bir kitap. Beni de bu kitabı almaya teşvik edende konusuydu. Amma velakin konuyu işleyiş bakımı bence zayıftı. Bu yüzden de beni biraz yordu konunun içine çekemedi nedense.
Kitabın adının konulmasında bile bir anlamı var.
Fahrenhait 451; kitap kağıdının tutuşup yanma ısısı.
Her kitap gördüğümde aklıma Fahrenhait 451 gelecek.
Gelelim kitabın içeriğine. Kahramanımız Montag bir itfaiyeci. Fakat yaratılan bu dünyada itfaiyecinin görev tanımı da değişmiş. Yapılan yanmaz evlerde artık yangın çıkmıyor. O zaman itfaiyecilerin görevi ne? gibi kendinize benim gibi soru soruyorsunuz. İtfaiyecilerin görevi insanların kitaplarını yakmak. İhbar geldiği zaman evlere yangını söndürmek için değil, evde kitap bulunduran kişilerin kitaplarını yakmak için gidiyorlar.
Yüzbaşı Beatty yaptıkları işin çok önemli olduğunu düşünüyor. Çünkü kitapları yakıp, insanların düşünmesini engelliyorlar. Bu sayede kimse azınlık olmuyor ve mevcut düzen ihtilaflarla başa çıkmak zorunda kalmıyor.
Montag böyle yaşarken iş sonrasında eve dönerken karşısına Clarisse adında bir kız çıkıyor. Kızla konuştuktan sonra Montag hayatı sorgulamaya başlıyor. Yaptığı kitap yakma işinin ne kadar dehşet verici olduğunu biraz daha iyi anlıyor.
Kitapta en çok üzüldüğüm olay Clarisse ve bir kadının kitaplarla birlikte evde yanarak ölmesi :(
Evet bu kitap bir uyarı kitabıdır. Sahip olduğumuz şeylerin değerli olduğunu ve değer verdiğimiz şeylerin bazen kıymetini bilmediğimizi hatırlatır.
Kitaplara sahip çıkın onları okuyun okutturun. Boş vakitlerde değil kitap okumaya özel vakitler ayırın.