Gönderi

Bosna Hersek ve İslam
9/10
·101 syf.··
2021 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2021 00:25
Kitabı incelemeye kesinlikle önce bir Aliya yı tanımakla başlamalıyız ki kitabın amacını daha iyi anlayalım. Aliya İzzetbegoviç için Bosna Hersek in Atatürk ü dersek sanırım yanlış bir ifade kullanmış olmayız.Yaşam tarzları, akıl yapıları,savaşarak kazanmaları, dini görüşleri birbirine tamamen zıt bu iki kişiyi neden benzeterek başladım derseniz ; ikisi de yoktan bir ülke inşa etme şerefine Allah tarafından nail olan iki büyük lider olmasından dolayı gelir.Peki kimdir bu Aliya? Neden Bilge Kral lakabı takılmıştır? Bu kitap nasıl ortamda yazılmıştır? Hızlıca bu soruların cevabını vererek başlayalım. Öncelikle Aliya İzzetbegoviç Bilge Kral denilmesinin nedeni yazmış olduğu kitaplardan ve bir ideoloji sahibi olmasından gelir.Filozof ve siyasi kimliğinden dolayıdır yani. Ama emin olun Kral kelimesini ne o mahlas olarak isterdi, ne o sistemlere siyasi bakış olarak yakındı, ne de islami düşünce yapısından bu ismi istemezdi. Şimdi kısaca hayatından bahsedelim: Aliya taaa lise çağlarında kurmuş olduğu Müslüman Gençler Kulübü o dönemde bile onun siyasi kişiliğinin ne olacağının altyapısı gibiydi.2.Dünya savaşında bi kulüp vasıtasıyla çesitli yardımlarda bulundular.Tabi bu dönem Alman desteğini alan Sırplar 100bin Müslüman Boşnak öldürdü.Bu dönemin ardına Yugoslavya kuruldu ve 6 parçadan biri de Bosna Hersek ti.Bu dönem Aliya İzzetbegoviç ateistliğine ve komunizme karşı olmasından dolayı 5 yıl ceza evinde yattı.Bu kitap 1970 yılında bu dönemde yazıldı.1983 te kitap büyük yankılar uyandırdı ve bu nedenle islami düsünceyi yaymaya çalışıyorsun devlete baş kaldırıyosun denilerek 5 yıl daha hapiste yattı.1990 yılında komunist rejimin zayiflamasi vesilesiyle Bosna Hersek Aliya İzzetbegoviç önderliğinde özerklik ilan etti.Hırvat ve Slovenlere destek olan Dünya, sırf müslüman olması nedeniyle Bosna yı yalnız bıraktı ve bu dönemde Sırplar çok fazla Bosna lıyı göçe zorladı ve katliamlar yaptı.250bin ölü, 1milyon göç.1995 te ABD, Bosna ve Sırpları anlaşma masasına oturttu. Şimdi gelelim kitabın anlattıklarına:Öncelikle her zaman ana kaynağın Kuran olması gerektiği,Müslümanların uyanması gerektiği,batının kötü değilde iyi yanlarının( sanayi ve teknoloji gibi) örnek alınması gerektiği, kapitalist, komunist,sosyalist düşüncelerin İslamla birlikte olamayacağı,Muhafazakarlığın ve modernist düşüncenin İslam da siyasal yapıyı etkiler şekilde olumsuz kullanılışı anlatılmıştır.Ülkemiz ile Japonya yı bir örnekte toplayarak Türkiye nin laik sistemi yapması ve ana dilini değistirmesi, sanayi ve teknoloji konusunda geri olmasını belirterek, Japonya nın bu konularda bu nedenle daha iyi olduğunu belirtmiştir.Bilim ve çağdaşlaşmayı yakalamanın öneminden bahsetmiştir.En sonunda da İslam ülkelerinin birleşmesi gerektiğini belirtmiştir. Doğru analizler olduğu gibi yanlış analizlerde bana kalırsa mevcuttur.Dilimizin değişmesi bizim geri kalmışlığımız ana kaynağı olması bana saçma geldi.Suriye,Irak ta yıllardır aynı dili kullanıyor ama şu anki durum ortada.Japonya nın gelişimi teknolojidendir.Bilim ve çağdaş zemine uyumlu bir toplum olmasındandır.Dili değismedi diye değildir.1920 li yıllarda okuma oranı ülkemizde %20 lerde iken Latin alfabesinden sonra 1935 de %20, 1960 larda %40 civarıdır. Bu da bizim teknoloji işinde sınıfta kaldığımızın başka bi göstergesidir.Ayrıca Arapça kullanımına devam edilmesi de kimine göre bi yorum ve eleştridir.Ama asıl konu bu belli ki değildir. Kitaba puanım 9.
Edebiyat
İslam DeklarasyonuAliya İzzetbegoviç · Fide Yayınları · 20169,4bin okunma
··
1.741 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Çok güzel Kitaptır okumayanlar mutlaka okumalı.
Emre Bulut
Gönderi Sahibi
Evet çok doğru noktalara temas etmiş genellikle..