“Şunu anlayın ki, asıl korkunç olan artık köpek kalbi değil, insan kalbi taşıması. Yani doğada var olanlar arasında en rezilini.”
-Mihail Bulgakov ile tanıştığım ilk kitap. Bulgakov ile tanışmak için doğru bir kitap olduğunu kitabın ilk sayfalarından anladım ve sonunda ise yazarın diğer eserlerini sevebileceğimi hissettim.
Kitap, bir sokak köpeği olan Şarik’in gözünden anlatılanlarla başlıyor. Sokaktaki yaşamını, halkın tutumunu, işçilerin yaşam biçimini anlatıyor. Bir bakıma köpek aracılığıyla eleştiri yapıyor Bulgakov.
Şarik’in yeni evindeki rahat yaşamına şahit oluyoruz ama sonrasında işler tam tersine dönüyor. Doktorun yaptığı ameliyat sonrasında köpek-insan arasında olan Şarik’in nasıl kötü birine dönüştüğünü görüyoruz.
Hikaye bundan ibaret değil, o dönem şartlarına atıfta bulunuyor yazar. Bir solukta severek okuyabileceğiniz bir kitap kendisi. Kitapla ve sevgiyle kalın.