'Abartmadan' duyulan bir saygı ile Bilge İmparator'un şerefine...
2/10
·156 syf.··
2021 12. kitabı
Daha önceki incelemelerimden birinde de belirttiğim gibi bazı kitapların farklı yaşlarda okunması gerektiğine inananlardanım. Stoa felsefesinin günümüze kadar ulaşan ve en temel eseri kabul edilen Kendime Düşünceler de bu tarz kitaplardan benim için... Bir önceki okumamda farklı bir yayınevi kopyasından takip etmeye çalıştığım ve yarıda bıraktığım Marcus Aurelius'un eserini üç yıl aradan sonra yeniden Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları'ndan çıkan Yunus Emre Ceren çevirisi ile okudum. Bu sefer her bir cümlenin üzerinde tek tek durarak, anlam derinliklerini çözmeye çalışarak, oldukça uzun bir okuma ile yorumlayarak takip etmeye çalıştım. Maalesef, tıpkı bir önceki okumamda olduğu gibi yine tatmin edici bir doygunluğa ulaştığımı söyleyemeyeceğim. Kısaca kitabın çehresine bakacak olursak, Machiavelli'nin en iyi beş imparator diye örnek gösterip uğruna dünya tarihinin ilk siyasi incelemelerinden biri olan Hükümdar'ı yazdığı, Roma'nın bilge kral olarak atfedilen imparatoru Marcus Aurelius'un çıktığı seferler esnasında farklı yerlerde kendi kabuğuna çekilip düşüncelerini kaleme alması ile oluşturduğu on iki kitaptan oluşuyor. Tüm kitaplarda Aurelius’un yaşamı boyunca tecrübe ettiği hisleri, insan doğasını oluşturan özleri, yaşla gelen değişimleri, geçmişe yapılan hayıflanmaları bulabilirsiniz. Stoa felsefesinin temeli olarak kabul edilen yönetici ilke ve bu ilkenin nasıl kullanılması gerektiğine dair telkinlerin üzerinde sıklıkla durulmuş. Bu kitaba dair yapılan incelemelerden birinde 'tarihte yazılan ilk kişisel gelişim kitaplarından bir tanesi' şeklinde bir yorum okudum. Bu ifade çok hoşuma gitti ve tam olarak bu eseri nitelendirebilecek bir ifade. Kendi yorumumu yapmaya başlamadan önce bu felsefe ile doğan 'yönetici ilke' kavramının ve bu ilkenin insan arzularını tamamen sonlandırmak amacıyla işlevsel hale getirilme çabasının, benim görüş çerçevem dahilinde baktığım alanın dışında kaldığını belirtmek isterim. Çünkü insan arzularıyla var olan ve bu arzuları ölçülendirebilecek kadar yeteneğe sahip olan bir türdür. İnsanın arzularını tamamen sonlandırmak yerine kontrol altında tutarak yaşaması hem ruhsal çehresini hem var olduğu toplumun sosyal sağlığını koruyarak huzur ortamını geliştirici yönde bir etki sağlayacaktır. Aksi durumda nefesi, eti, kemiği olan makinelerden oluşan bir hurda çöplüğüne dönüşür yaşadığımız koskoca evren. Aslında burada uzun uzadıya Stoa felsefesinden ve geçirdiği evrimlerden bahsetmek istemiyorum fakat genel olarak herkesin bu felsefenin üç farklı döneme yayıldığını bildiğini varsayarak, Aurelius'un olgunluk dönemi olarak da nitelendirilen üçüncü dönem temsilcilerinden biri olduğunu söylemekte yarar var. Özünde incelediğinizde Seneca'dan bu yana gelen düşüncelerin benzerleri Aurelius tarafından da vurgulanmış durumda fakat ne yazık ki geliştirilememiş. Kendime Düşünceler 'de aynı düşünceler sürekli yapılan tekrarlarla betimlenerek bir yerden sonra tatsız bir hal almaya başlıyor maalesef. Açık söylemek gerekirse, temelde üç beş tane düşünce on beş yirmi sayfa ile ifade edilebilecek durumda iken yapılan sık ve yersiz tekrarlar, aynı olgu üzerinden verilen sayısız benzer örnekler yüzünden hantal bir kitap haline dönüşmüş vaziyette. Burada asla Marcus Aurelius'un bilgeliğini veya karakterini eleştirmiyorum. Hatta bana kalırsa kendi halinde yazdığı bu bilgelik evriminin kanıtı nitelikteki yazıların kitap haline dönüştürüldüğünden bile haberi olduğunu zannetmiyorum. Sadece anlayamadığım tek nokta bu eserin Stoa felsefesi için temel olarak kabul edilebilecek bir başyapıt sayılması. Ben asla böyle olduğunu düşünmüyorum. Sadece bilge bir imparatorun kişisel gelişimini tamamladığı anlara tanıklık eden günlükler niteliğinde bir eser. Nitekim Roma'daki Stoa Okulu'nun ilk döneminde yer alan temsilcilerin düşünceleri, üzerine yeni veya geliştirici herhangi bir şey konulmadan olduğu gibi sıklıkla tekrarlanıyor. Saygı ile ama abartmadan duyulan bir saygı ile okursanız ve benim gibi asla Stoa felsefesini benimsemeseniz hatta garipseseniz bile tarihin en büyük imparatorlarından birinin günlüklerini okuduğunuzu düşünürseniz elinizdeki kitap biraz daha katlanılır hale geliyor. İyi okumalar.
Felsefe-Düşünce
Kendime DüşüncelerMarcus Aurelius · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202428bin okunma
··
276 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.