·58 syf.····Okunma: 25 Nisan 2021 18:42 Son zamanlarda -tamamen öyle denk geldiği için- hep Nazi Almanyası sürecinden romanlar elime geçiyor.
Her roman aynı duyguları haykırıyor.
Satrançta bu haykırışa ek olarak, kamplarda ağır şartlarda ne denli calistirildiklari, nasıl zulmettikleri, insanların canının nasıl yaktıklarından bahsetmekle kalmıyor. Seçkin kişilerin kamplara itilmesinin yeterli işkence olamayacağına karar verip(!) onları birkaç eşyadan oluşan ızdırap dolu ruhsuz bir otel odasında tuttuklarını anlatıyor.
Yalnızlığın içinde nasıl boğulduklarını, sorgulamaya gelen kişilere ağızlarından çıkan her söze dikkat etmeye çalışıp 'psikolojik açıdan zalimce planlanan yöntemleri' yüzünden başaramama gibi yaşanmışlıklar..
.
.
Onun dışında elimdeki kitap kısaltılmış olduğu için çabucak bitti.
Anlatımı tabii ki kusursuzdu.