Puan vermedi·416 syf.····Okunma: 27 Nisan 2021 15:17 Öncelikle kitabı alırken oluşan beklentilerim hakkında yazmak istiyorum. Kitabı epey indirimdeyken almıştım ve açıkçası pek umutlu değildim. Muhtemelen ellerinde kalan dandik bir kitabı indirimle satıyorlar diye. Ama okurken ön yargılarımın çok yersiz olduğunu gördüm, oldukça iyi kurgulanmış bir kitapla karşılaştım.
Kitap Avustralya'ya bağlı Pirriwee Yarımadası diye bir yerde geçiyor. Başlangıcında Pirriwee Devlet Okulu'nun bağış toplamak için yapılan etkinlik gecesinde balkondan gelen bir çığlık, ve ardında yapılan cinayet soruşturmasından kesitler var. Jane, Madeline ve Celeste adlı 3 annenin birbirleriyle tanışmasıyla başlıyor olaylar.
Jane, 5 yaşındaki oğlu Ziggy'e babası hakkında hiçbir şey anlatmamış 24 yaşında oldukça genç bekâr bir anne.
Madeline, eski eşinin kendisini terk etmesi üzerine büyük kızını tek başına yetiştirmiş ve 40 yaşına yeni basmış bir kadın.
Celeste; çok güzel ve alımlı, zengin bir kocaya sahip bir kadın. Facebook'a gezdikleri yerlerin fotoğraflarıyla mutlu mutlu pozlar veriyorlar. Ama dışarıya yansıttıkları imajın tersine evliliklerinde çok ciddi sıkıntılar var.
Çocukları aynı okula giden bu anneler, çocuklarını okulun tanışma gününden alırken bir zorbalık vakasıyla karşılaşıyorlar.
Özel yetenekli bir kız olan Amabella Jane'in oğlunun boğazını sıktığını iddia ediyor. Jane ise bunu kesinlikle reddetse de içinde Ziggy'nin babasından bir şiddet geni aldığına dair bir süphe vardır.
Kitabın sürekli sonuna ulaşmak istiyorsunuz, oldukça akıcı bir roman. Kötü yönü ise kitapta çok fazla karakter var ve çoğu sadece polis soruşturmasında fikirlerini belirtiyor ve bence bu yüzden önceden bir karakter tanımlaması yapılsa güzel olurdu.
Vakit geçirmelik, akıcı bir kitap arıyorsanız tavsiye ederim.