·160 syf.····Okunma: 29 Nisan 2021 10:53 Hikayemiz bir kaç tane kadının camdan cama, dünyanın sonunu getireceği söylenen Halley kuyruklu yıldızı hakkında dedikodu yapmalarıyla başlıyor. Dedikodu yapan ablalar, teyzeler, bacılar; gelecek olan "kuyruklu" hakkında daha fazla şey öğrenmek isteyerek İrfan bey adında iyi eğitimli ve aydın birinin "konferans"ına katılıyorlar. Bu nokta da hikaye İrfan bey üzerinden ilerlemeye başlıyor. İrfan bey, konferans sonrasında "Kadın Doğduğuna Üzgün Bir Zavallı" imzasıyla tanımadığı birinden gizli bir mektup alır. Mektup gelecek olan kuyruklu hakkında dostane bir bilgi almak isteyen birinden geliyordur. Bu öylesine içten, samimi bir mektuptur ki; İrfan beyin bu zamana kadar kadınlar hakkında önyargılarla oluşturmuş olduğu kabuğu tek kalemde kırar atar. Mektubun sahibini görmeden sever, aşık olur. İrfan beyin gönderdiği ilk mektup, gelen mektubun aksine bir aşk mektubu olur adeta. İrfan bey bu gizemli kadın ile uzun olmayan bir süre boyunca mektuplaşır. Neticede kitabın adında anlaşılacağı üzere bir izdivaç gerçekleşir ama bu izdivaç kimlerin arasında olduğunu ve sonuçlarının ne olacağını ise kitabı okuyacaklara saklayalım.
Kitap su götürmez bir sistem eleştirisi! Hüseyin Rahmi Gürpınar, kadınların toplumsal yerini; en aydın, en eğitimli bir erkeğin bile tam olarak kavrayamamasını ince bir üslupla eleştirmiş. Bir mahlasla yazılsaydı bu eser muhtemelen kitabın sonunda bu kitabı yazanın bir kadın olduğunu düşünebilirdiniz. O derece ince bir zekanı eseri. Tek eleştiri bununla kalmıyor kitapta; dedikoduya, hilekarlığa, iki yüzlülüğe, savaşlara ve bir çok şeye eleştiri var ki bu da kitabı ulaşılmaz bir noktaya getiriyor.