Her zaman dizilerde,filmlerde karşılaştığımız meşhur repliğin sahibi romeo ve juliet.’Dur şu pencereden süzülen ışık da ne? Evet, orası doğu, Juliet de güneşi!’’ ‘’Ah, Romeo, Romeo! Neden Romeo’sun sen? İnkâr et babanı, adını yâdsı! Yapamazsan, yemin et sevdiğine’’ replikleri, kitabı daha doğrusu oyunu okumayanların bile dimağında yer edinmiştir. En sevdiğim bölümdü sanırım aşinalığım olduğu için. Okurken çok zevk aldım. Oyun okumayı normalde de severim ama bu çocukluğumuzdan gelen bildiğimiz bir oyun olunca daha da çok zevk alarak okudum. Biraz fazla erken birbirlerine aşık olmadılar mı sizce de ? yoksa ben mi aşktan anlamıyorum . Olaylar okuyucunun daha ne olup bittiğini tam olarak kavrayamayacağı kadar hızlı bir şekilde gerçekleşti. Ama bu, gerçekçi olmayan unsurlar benim için Shakespeare’nin mükemmel dilinin altında gölgelendi.
•
Capulet’ler ve Montague’ler birbirine düşman iki ailedir. Aralarındaki kin ve nefret bitmek bilmez. Şimdiye kadar bir sürü kan dökülmüştür.Montague’lerin oğlu Romeo, Rosaline’e aşık olmuştur. Ama Rosaline onun aşkına karşılık vermemektedir çünkü o bir rahibedir. Bu duruma Romeo çok üzülmektedir ve acı çekmektedir. Romeo’nun arkadaşı Benvolio onu unutmasını söyler ama Romeo hiç kimseyi, hiçbir şeyi dinlememektedir. Delicesine âşıktır.Şölene gittiklerinde Romeo, Juliet’i dans ederken görür ve ilk görüşte çok etkilenir ve ona âşık olur. Aynı zamanda Juliet’te Romeo’ya aşık olur. Ancak Romeo ve Juliet öğrenirler ki, aileleri birbirlerine düşmandır. Ama onları hiçbir şey engelleyemez ve gizli gizli aşklarını yaşarlar. Daha fazla gizliliğe dayanamazlar ve evlenmeye karar verirler. Keyifli okumalar dilerim.