“Çivisi çıkmış bir dünyada yaşıyoruz.” demiş Gündüz Vassaf.
Ne kadar doğru demiş.
Kitabı okumadan önce yazarın dünya görüşünü, düşünce yapısını anlamak için bu müthiş röportajının yararlı olabileceğini düşünüyorum.
youtu.be/ujfgSmFYuWM
Kitap ilk olarak “Geceye Övgü” ile başlıyor. Gece ve gündüze bakış açımızı sorgulatıp, en temel günlük alışkanlıklarımızın bizi nasıl hapsettiğini ve farkında olmadan nasıl bir totaliter düzen içinde olduğumuzu görüyoruz.
Bir başka bölümde ise kelimelere dikkat çekiyor yazar.
Demokrasi ve sevgi kelimelerini nasıl kolay kullandığımıza, içindeki anlamı boşalttığımıza ve tanımlamaya gittikçe bu kelimelerden iyice uzaklaştığımıza dikkat çekiyor.
En basit olarak yaşadığımız evlerimizde bile farkında olmadan bir düzenin kurbanı olduğumuzu görüyoruz.
Yazar kitabın bitimine kadar seçme-özgürlük, kahramanlar, hainlik, aşk, çocuk gibi bir çok kavrama değiniyor.
Kitabın bitiminde düşündüğüm tek şey hiçbirimizin yaşamımızın hakimi olmadığı ve totaliter bir düzenin farkında olmadan kurbanı olduğumuzdu.
Franz Kafka’nın bir sözü var. Eğer okuduğumuz bir kitap bizi kafamıza vurulan bir darbe gibi sarsmıyorsa, niye okumaya zahmet edelim ki? Böyle hissettiren nadir kitaplardan oldu bu kitap.
Keyifle okumanızı dilerim.
Kitabı okumuştum. Cennetin Dibi'ni de okudum ardından. İkisini de keyifle okumuştum, incelemeniz ve paylaştığınız röportaj ile farklı bir boyut kazandı kitaplar. Güzel bir inceleme ve güzel bir bakış açısı, teşekkürler.