10/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2021 22. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2021 23:23
Paulo Choel'un okuduğum kitapları arasında, net bir şekilde kendi yaşamına kapı araladığı bir kitabına ilk defa rastladım. Elbetteki her yazar satırlarına kendinden bir parça katar ama bu kitap direk yaşanmış olayların, kişi isimleri değiştirilerek kurgulanması ile oluşmuştur. Kitabı daha da ilginç kılan bir yönü ise hepimizin aşina olduğu, Hippi olarak adlandırılan bir güruhun yanında seyahate çıkmaktır. Evet hem maddi hem manevî olarak Hippi'lerle seyahata çıktığınız bir kitap Hippi. Paulo Coelho'nun deyişiyle başka bir dünyanın mümkün olduğuna inanan barışçıl bir neslin arayış ve dönüşüm öyküsü. Hem kendisi hem de kitaptaki Paulo karakteri, ki muhtemelen kendisi, Brezilya doğumlu olup hayatın farklı süreçlerinden geçerek 23 yaşında Amsterdam'a yolu düşmesinin ardından, karşılaştığı Karlayla birlikte Nepal'e doğru otobüs yolculuğunu konu ediyor. Öyle bir yolculuk ki 5 10 saatte varılacak cinsten değil hem de bazı geceler açık alanlarda uyku tulumları ile uykuya daldıkları bile oluyor. Yolun uzun oluşu ile pek çok ülkeye de uğruyorlar. O dönemlerde ülke ülke geçilen yerlerde yaşadıkları dışlanmalar, kültüre özgü anektodlar da yer alıyor. Ve okuduğumda şaşırdığım bir şekilde Türkiye'ye, İstanbul'a da uğruyorlar. Ve yine okurken hem güldüren hem de iç sızlatan satırlara denk geliyorum; 1970'li yılllarda 'Türkiye'de aşırı trafiğin varlığından, aşırı ucuzluğundan ve uyuşturcuya kolay ulaşabilirliğinden söz ediliyordu. Türkiye'deki sufi inancına yer verdiği gibi farklı inançlara, öğretilere de değinmesi kitabı evrensel bir boyuta taşıyor. Ve Paulo Coelho'nun geniş yelpazedeki okuyusunu gösteriyor. Ayrıyeten baş karakterle birlikte otobüste bulunan diğer yolcuların geçmiş yaşantılarına da değinmesi hikâyeye geniş açıdan bakmayı sağlayan cinsten. Yine edebiyatına hayram kalıp akıcı şekilde okusam da Hippi'lerin özgürlük anlayışının kendi anlayışımdan ayrılan yönleri mevcuttu. Ben özgürlüğün belli başlı şeylerin kuralsız olmasından ziyade ruhun özgür oluşundan yanayım. Simyacı gibi bir mistik kitabıyla tanıdığım Paulo Coelho'nun bu kitapta çok daha derin anlamlı özgürlüklerden söz etmesini beklerdim. Nedendir bilmiyorum ama bu kitap ile birlikte uzun bir süre Paulo Coelho okumayı düşünmüyorum, ilk okumalarımda aldığım tadı alamaz oldum sanırım. Her şeye rağmen yine akıcı şekilde okuduğum bir kitabı oldu. Herkese tavsiye ederim.
Edebiyat
HippiPaulo Coelho · Can Yayınları · 20183,506 okunma
·
75 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.