Batı standartlarının öngördüğü doğrultuda yeni bir iktisadi hayatın çarklarını kurmak isteyen ülkeler, uluslararası sermayenin yön verdiği raylara kolaylıkla oturtulabiliyor.
Siyasete en uzak görünen bir konu bile, eğer insanların günlük hayat tarzına, alışkanlıklarına değişiklik getiriyorsa yani onların yönlendirmesini sağlıyorsa, onu da siyasetin dışında tutamazsınız.
Gelenek toplumsal hayatta her ne kadar karşılığı bulunan bir takım tavır ve davranışlar bütünü olarak bir arada yaşamayı kolaylaştıran bir kavramsa da, bu kelime hiç de kural kavramıyla çakışık bir hâlde değildir. Kural kelimesi ile uyulması kaçınılmaz ve zorunlu olan tavır ve davranışlar ifade edilirken, gelenek kavramına aynı anlamın yüklenmesi doğru olmaz.
Ülkelerin politikasını yönlendiren motif ne o ülkeye hâkim olan hukuk rejimleridir, ne güttükleri iktisadi rejimdir, ne şu, ne bu. Bütün bunların üstünde, o ülkenin yönetimine hâkim olan siyasi kadronun sahip olduğu "zihniyet" vardır.