·656 syf.····Okunma: 01 Mayıs 2021 23:18 Düşündükçe öyle derinleşiyordu. Sonra elimizdeki çevirileri karşılaştırdım, birbirlerine oldukça yakındılar. Kafama takılan bir yer vardı sadece. Kral James versiyonu şöyledir- Yehova’nın Kabil’e neden öfkelendiğini sorduğu yer. Yehova der ki: Eğer iyi davranırsan, seni kabul etmeyecek miyim? Ve eğer iyi davranmazsan günah kapıda pusuya yatmıştır; ve onun istediği sensin; fakat sen ona hükmedeceksin. Beni çarpan bu hükmedeceksin oldu, çünkü Kabil’in günahı yeneceğini dair bir vaatti. Standart Amerikan çevirisi insanlara günaha hükmetmelerini emrediyor; günaha cehalet de diyebilirsiniz. Kral James çevirisi “hükmedeceksin”le bir vaatte bulunuyor; insanların mutlaka günahı yeneceklerini söylüyor. Ama İbranice -timşel- kelimesi -hükmedebilirsin- bir tercih hakkı sunuyor. Yeryüzünün en önemli kelimesi belki. Yolun açık olduğunu söylüyor. Yani top insanda. Çünkü eğer hükmedebilirsen hükmetmeyebilirsin de. Anlamıyor musunuz? (s. 332/334) •Okuduğum en güzel kitaplarından biri olduğunu söylemem gerekiyor öncelikle. Kitap Kabil ile Habil olayından yola çıkarak insanların davranışlarını, temelinde yatanları sorguluyor. Seçim hakkının insanı yücelttiğini ve bir şeylerin arkasına sığınmamamız gerektiğini vurguluyor. Karakterlerin hepsinde kesinlikle kendinizden bir şeyler buluyorsunuz. İnsan gerçekten tam iyi tam kötü değil. Ve biliyorum dünya oyun yeri. Kötü ve iyi olan çok şey sergileniyor. Hangisini izlemeye devam edeceğim benim elimde, ben karar veriyorum. Bu kitabı okurken Jose Saramago’nun “Kabil” kitabı da sürekli arkadan hissettirdi kendini. Onu okumuş olmak bu kitaba hazırlık gibi oldu adeta. Ama ondaki uç boyuttaki eleştirel dil bir noktada beni rahatsız etmişti, Cennetin Doğusu- kitabın adı da tam nokta atışı bu arada, okuduğunuzda anlayacaksınız- ise o rahatsızlığın verdiği boşluğu çok güzel kapattı benim adıma. Harika bir yazar olan John Steinbeck’in bu kitabını kesinlikle okumanızı öneriyorum.