Gönderi

No:26-Beyza Alkoç
3/10
·480 syf.··
2021 23. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2021 16:05
Gelelim Beyza Alkoç’un meşhur kitaplarından birine. Normalde fazla gençlik kitabı okuyan bir insan değilim ama Oğuz Aktürk Youtube videolarında rastladığım ‘Okumadan Ölün’ başlıklı bir videoyla Beyza Alkoç’la tanışmış oldum. Karantina kitabını gerçekten abartıldığı kadar güzel mi, ya da abartıldığı kadar kötü mü diyerekten sanal internet sitesinden yalnızca bir bölüm okudum, gerisine dayanamadım. Yazarın bu kitabı çok daha erken yazdığını hesaba katarak son yazdığı kitaplardan birine şans vermek istedim. No: 26’yı okudum ve açıkcası bir yerde akıcılığı olan bir kurgu olsa da, garipsediğim o kadar çok şey vardı ki bir yerde yakaladığım o akıcılığın hiçbir önemi kalmadı. Örnek verecek olursam, Mine’nin sadece magazin için taşındığı bir apartman dairesinde daha ilk bir iki bölümden her şeyi unutup ‘tamam bunun haberini yapmayacağım’ demesi baştan aşağı garip bir olaydı. O kadar hırsalanıp bir iki bölümde puf olmasını garipsedim. Yine de karakter bakımından yazar da büyük bir gelişme var, Karantina’daki Onur karakterinden sonra No:26 Efe çok daha iyi yazılmış. Fakat Mine benim için yine de sınıfta kaldı:/ Efe’nin karakterinden belli bir netlik yakalayabilsem de Mine’de o duyguları alamadım. Başka bir konuya değinecek olursam olay akışı. Yazılmak için yazılmış bir sürü olay vardı kitapta. Örneğin Ece karakteri, varlığını hiçbir şekilde hissettirmedi sanki kitapta sadece uyumak, kurabiye yemek ve çizgi film izlemek için yazılmış gibiydi. Olmasada olurmuş dedirtti. Kitapta sevdiğim şeyler de vardı elbet. Bunların başını kitaba özel ‘Rengarenk Acılar’ adlı şarkı çalışması çekiyor. Sözlerini de gayet uyumlu buldum ve hoş bir detay olmuş. İkinci kitabı yazmayı düşünüyormuş ama kitabın finalinden sonra ikinci bir kitabın kurguyu boğacağını düşünüyorum. Eleştirim bu kadardı umarım kitabı sevmediğim için de linç yemem kxhxlgslglsg.
No: 26Beyza Alkoç · İndigo Kitap · 202111,6bin okunma
·
837 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Bir kitabı sevmediğiniz için linç yemezsiniz. Sadece bazı kişiler bunu düzgün bir dille değilde kaba bir dil ile söylüyorlar ve bu okurları sinirlendiriyor haklı olarak. Yani bir kitabı sevmeseniz bile kibar bir dille yazmanız, anlatmanız lazım. Ki zaten öyle yapmışsınız.
hag
Gönderi Sahibi
Haklısın ama bazı insanlara laf geçirmek gerçekten çok zor. Emin ol, burada sadece kitabın eksik yönlerini belirttiğim için, ‘okuma o zaman, sanane’ tarzında şeyler yazacak insanlar da mevcut.