Gönderi

Fredinki, sen kimsin?
7/10
·384 syf.··
2021 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2021 02:26
Damızlık kızın öyküsü hangi kategoriye dahil edilebilir? Distopya? Feminen distopya? Gerçekten tarzı farklı. Her ne kadar distopik bir gelecek kurgusu olsa da bugün bu dünyada biryerlerde bu kitaptaki kadınların hayatını yaşayan, hatta bahsedilmeyen kadınlar gerçekten var. Hemen her gün kadına şiddet haberleriyle bu duruma seyirci kalırken kadınların bir çoğu için bu dünya distopya gibi. Eserde suikast ile infaz edilen ABD başkanın yerine kurulan sözde dini ilkelere bağlı bir yönetim ile tanışıyoruz. Bu yönetim toplumda kendine belli bir yer edinmiş kadını günden güne hayattan soyutluyor. Önce işlerine son veriliyor, banka hesaplarına bloke konuluyor. Adım adım. Sonunda bütün kadınlar edilgen bir kimliğe sıkıştırılıyor. Evet hem komutanın karısı gibi olanlar hem de Fredinki gibi olanlar. Ya da Martha' lar. Hepsi soyutlanıyor. Eserde şimdiyi, geçmişi ve gelecekte olası durumları adını asla öğrenemediğimiz Fredinki' den dinliyoruz. Bu bir isim değil, Fred' e ait olan anlamında. Kırmızı giysiler giyenlerden. Hayattaki varlık sebebi sadece çocuk doğurmaya indirgenmiş birey. Yazar bu endişelerini Berlin duvarının batısında yazarken, oradan çok daha uzaklarda ya da yakınlarda, bir yerlerde benzer hayatı yaşayan kadınlar vardı. Hala var. Tabi bu düşüncelere sahip olmak da önemli ama çekilen acıların bir kısmı da Batı' nın doymak bilmez iştahından, o yüzden Batılı kalemlerden çıkma distopyalar bana ikna edici gelmiyor. Tabi benim şahsi görüşüm bu. Düşünme konusunda özgürüz öyle değil mi? Ancak farkındalık oluşturma konusunda da dediğim gibi bu eser hiçbir şey yapmamaktan iyidir. Gerçekten başarılı bir eser. Ancak kadının insan olduğunu hem kız çocuklarına hem de erkek çocuklarına öğretmediğimiz sürece kadınların hayatı çok zor olacak. Zengin koca peşinde koşan genc kızların anlatıldığı dizilerle ya da eşini aldatan, döven adamların olduğu dizilerle bu sorun bitmeyecek gibi. Kadın ve erkeğin sadece insan olduğu, bazı fiziksel farklılıklara, toplumsal ödevlere rağmen sadece insan olduğunu öğretmeliyiz. İste bu kitap bu düşüncelerimi pekiştirdi diyebilirim.
Damızlık Kızın ÖyküsüMargaret Atwood · Doğan Kitap · 201914,7bin okunma
··
50 Gösterim
10 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Çok merak ettiğim bir kitap Damızlık Kızın Öyküsü ama okumak için fırsat bulamadım, hep erteledim. İncelemeniz o kadar detaylı ki kitap bir kere daha merak uyandırdı bende. Bu güzel incelemeniz için emeğinize yüreğinize sağlık.
Mehmet Çelik
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim, en kısa zamanda keyifli okumalar dilerim.
Keşke bütün hemcinsleriniz okusa bu eseri🙄 Güzel yorumlamışsınız elinize sağlık👏🏻
Mehmet Çelik
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim. Vizyon sahibi olmak lazım, hem erkekler hemde kadınların vizyonu olmalı, bu da malesef sonradan değişecek birşey değil gibi, ama yeni nesilleri bu vizyon ile yetistirebilsek bu mutlaka değişir. Buna inanıyorum. Mesela kızımı pembelere boğup kırılgan bir kimlikle degil de mücadeleci ve hakkını arayan bir kimlikle yetiştirmeye çalışıyorum. En azından hedefim bu, çünkü yeni nesilleri yetiştiren de kadınlar.
Batı'dan çıkıp da tarih boyunca yapılanların yanlışlığını savunan çok yazar var. O yüzden sırf doğduğu yer yüzünden yargılanmamalı bir kalem bana göre. Tabii düşünme konusunda özgürüz. Şimdi aldım bu kitabı, okuyup yorumlarınızı düşüneceğim.
Mehmet Çelik
Gönderi Sahibi
Kişisel bir yargılama değil aslında yazara aşina değilim, tanımıyorum. Ancak Batı'nın dün ve bugün insanlık dışı yöntemlerinden o kadar nefret ediyorum ki o coğrafyanın herhangi bir mahsulü bana samimi gelmiyor. Doyumsuz bir şımarıklığı hatırlatıyor bana. Dünyayı bugün zor ve katlanılmaz hale getiren onlar. Bu uğurda bir dizi saçma sapan savaş ve ardından iki dünya savaşını göze aldılar. İştahlarını kabartan sömürgecilik deliliğini tüm dünyaya ödettiler. Daha çok para ve daha ucuz emek hırsı için milyarlarca insanın hayatını mahvettiler ve mahvetmeye de devam ediyorlar. Kadınların fabrikalarda zor şartlarda neredeyse karın tokluğuna çalıştırılması da onların icadi. Oysa bu diğer ülkelerde yaptıklarının yanında en masumu. Daniel Defoe, Robinson Crusoe adlı eserinde azıcık bahsetmiş. Benim sitemim içinde olduğu hayatı yine içinde olduğu hayatın zorluklarından dolayı kaleme alması gerektiğinin bile farkına varamamış potansiyel yazarları okuyamamaktan kaynaklanıyor. Bunun dışında Batı'nın gözyaşları bana dondurması yere düşen bir çocuğun ortalığı ayağa kaldırması gibi geliyor. Bu yüzden batının tüm o evrensel insan hakları zırvalarından da nefret ediyorum. Çünkü evrenselden kastettiklerinin kurulu stotükonun mimarlarından ve sömürünün zenginliğinden semirtenlerden ibaret olduğunu biliyorum. Örnek; Filistin, Irak, Afganistan, Kore, Vietnam, Ukrayna, Yemen vb. Ve size katılıyorum. Tüm bu pisliğin içinde temiz kalmış ender düşünürleri de yok değil. Gübreye doygun topraktan filizlenen çiçekler gibi.
Gerçekten güzel bir inceleme olmuş yureginize sağlık kendi adıma tesekkur ederim 🌼🇹🇷
Mehmet Çelik
Gönderi Sahibi
Bu güzel yorumunuz için bende teşekkür ederim.
Kesinlikle katılıyorum, eline sağlık Mehmet çok başarılı bir inceleme olmuş, kuzen 👍
Mehmet Çelik
Gönderi Sahibi
Sağol kuzen 👍 Takipte kal
Reklam
Yeni neslin eğitim perspektifinde öncelikle İnsan nedir sorusuna cevap aranmalı, kitabı kesinlikle okuyacağım. Inceleme için teşekkür ederim.
Mehmet Çelik
Gönderi Sahibi
Kesinlikle katılıyorum 👏
Harika bir inceleme olmuş, elinize sağlık. Keşke herkes sizin gibi düşünebilse 👍
Mehmet Çelik
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim