9/10
·238 syf.··
Beğendi
·
2021 42. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2021 16:57
Bir kitabı incelemede bulunmadan önce yazarın hayatı hakkında bilgi edinmenin faydalı olacağını öngörmekteyim bundan dolayı ilk olarak kısaca İhsan Oktay Anar ile ilgili bilgiler vereceğim. İhsan Oktay Anar, 1960 yılında Yozgat'ta dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini İzmir'de tamamladı. Lisans, master ve doktora öğrenimini Ege Üniversitesi Felsefe Bölümü'nde yaptı. Aynı üniversitede -2011 yılında emekli olana kadar- öğretim üyesi olarak görev yapmıştır. • İhsan Oktay Anar aslında bir felsefe akademisyenidir. Romanlarında bunu okuyucuya hissettirmektedir. • Anar, felsefenin anlaşılmaz gibi görünen yanlarını romanın anlatım özellikleri ile buluşturup edebiyatımızda felsefi roman çığırının açılmasında önemli bir adım atmıştır. • Anar romanlarında felsefe, tarih, polisiye iç içedir fakat daha da önemlisi onun metinleri "üst kurmaca" bir anlayışın ürünüdür. Kitap fantastik bir roman olarak ele alınabilir fakat bunları verirken yazarımız içine tarihi felsefeyi de katmış diyebiliriz. Roman sizi oradan oraya farklı dünyalara sürüklemekle kalmayacak sırların arkasında keşiflerle dolu bir yolculuğu da size sürükleyecektir. Düş ile gerçeğin bir arada yoğurularak verildiği bu romanda afyonlu uykulara, dilencilerin dünyasına, rüyalara, yeraltında sürdürülen farklı yaşamlara geçiş yapacaksınız kısacası pusula sizi tıpkı bir denizde nereye sürükleyecekse siz de yönünüzü bildiğiniz halde akıntı size nereye götürürse oraya savrulacaksınız. Kitabı elinizden bıraktığınız her an bu büyülü dünyanın içerisinde dünyanın sıkıcılığından uzaklaşmak isteyebilirsiniz. Düşüncelerinizle var olmayı hake den bir kitap ne demiş Descartes ‘’Düşünüyorum öyleyse varım.’’ Bünyamin’in kişisel menkıbesini gerçekleştirmek üzere yol aldığı bu macerada çeşitli imgelerle karışılacaksınız. (Not: Simyacı ’ya benzer bir şekilde) ‘’Dünyaya şahit olmanın yolu ise maceranın kendisinden başka bir şey değildi.’’Sy.91 Kitabın içinden en beğendiğim kesit: ‘’Bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmekti. Acıyı, susuzluğu, açlığı ve üzüntüyü öğrenmek onların uykularını kaçırıyor, bu yüzden daha rahat döşeklere, daha leziz yemeklere ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı.’’Sy90 Bu kısımda Bünyamin’in babasından aldığı mesnevi tadında söylevler okura ayrı bir hava kattığını aktarmak isterim. Günümüzle de ilişkilendirecek olursak teknoloji çağının velinimetlerinden faydalanmak güzel fakat bizi tembelleştirdiği noktasını da gözden kaçırmamak gerek elimize bir kitap alıp onu okumanın bile çileye dönüştüğü çeşitli insan guruplarına benden bir gönderme olsun.
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,8bin okunma
·
36 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.