Gönderi

9/10
·219 syf.··
Beğendi
·
2021 22. kitabı
Netoçka Nezvanova Dostoyevskininin sürgün öncesi son eseri. Esere başlamadan bilmek gerekiyor, eser tamamlanmamış, yarım kalmış. Sürgün sonrasında Dostoyevski yeniden geçmişe dönüp eseri tamamlamak istememiş. Tüm bunlardan sonra konusuna gelelim. Eserin konusunu genel olarak Netoçka Nezvanova isimli kız çocuğunu dramatik yaşam öyküsü oluşturuyor. Hikayemiz şöyle başlıyor Netoçka sefalet içinde bir evde annesi ve üvey babasıyla yaşamaktadır. Annesi kıt kanaat yaşamaya alışmış, gecesini gündüzüne katarak evin geçimini sağlamaya çalışan cefakar bir anne modelidir.Üvey baba Yefimov ise elindeki her şeyi içkiye veren sefil ve hırpani bir adamdır. Yaşama tutunmasını sağlayan yegane şey içindeki sanat aşkı ve bir gün icra ettiği keman hususunda büyük bir usta olma hayalidir. Mamafih ona göre karısı yaşadıkça böyle bir şey imkansızdır. Sanatta yükselme ve yücelme idealini karısının ölümü gibi saçma bir sanrıya bağlamıştır.Annesinin ölümü Netoçka’da çok derin bir yara açar bu yara babada bir gerçekle yüzleşme şeklinde tezahür eder.Bu gerçek kendisinin hiç de güçlü bir sanatçı olmadığı ve sanatı için karısının sadece palyatif bir bahane olmasıdır.(Yefimov bu yönüyle modern insanın gözünün önündeki gerçekleri reddederek yalanlara inanma arzusunu temsil ediyor.) Babanın yüzleştiği bu gerçek kendisinin de kısa bir sürede sefil bir şekilde ölmesine sebep olur. Netoçka’nın savruluş hikayesi de bundan böyle başlamakta.Garip bir raslantı sonucunda Netoçka bölgenin prensinin evine alınır.Bu alışık olmadığı yaşam ve insan tarzlarına adapte olamaz, onların arasında adeta çölde açmış bir gül yaprağı gibi sırıtmaktadır. Burada Fransızca ve sanat eğitimi almaya başlar. Yüreğindeki eşsiz yara ve sancılara sanatın hiçbir şubesinin zerre kadar fayda etmeyeceğinin bilincinde değildir.Daha sonra prensin kızı katya ile sert ilişkileri onu insan davranışları üzerine düşünmeye iter. Bu büyük yalıda geçirdiği her dakikada yüreği anne ve babasına duyduğu iştiyakla çarpmaktadır. Katya ile olan ilişkileri zamanla iyileşmeye başlar ve eser boyunca anlamlandıramadığım büyük bir sevgiye dönüşür.(Bu anlamsızlık günümüz insani ilişkilerinin sevgi zaafiyetinden yoksunluğundan değil de neyden kaynaklanıyor acaba.)Prens ve ailesi şehirden gitmek zorunda kalınca Netoçka, Aleksanra Mihaylovna isimli başka bir prensesin yanına yerleşir. Bu prenses kocası tarafından sevilmeyen,ötelenen zavallı bir karakterdir.Netoçka’yı çocuklarından ayırmadan sever. Netoçka bir gün kaybolan kütüphanenin anahtarını bulup kitabın arasında bir mektup bulur. Mektup Aleksandra’ya yazılmış bir aşk mektubudur. Netoçka mektubu okuyarak kendisine evini açan ev sahibesinin tüm iyi niyetini suistimal ettiği düşüncesinin ateşiyle yanmaktadır.Aleksandra eşi ve Netoçka arasındaki tamamlanmamış diyalogla eser son buluyor. Dostoyevski eseri büyük eserleri için adeta bir labaratuvar gibi kullanmış. Kişilerdeki derinleşme, karakter ve psikolijik tahlilleri eserin tamamına sinecek şekilde yerleştirilmiş. Netoçka Nezvanova’nın tek eskiği yarım kalışı desek gayet yerinde olacaktır. Homo Sapiens’in etrafındaki her şeyi hızlıca tükettiği bir çağda kelimelerin revnaklı hülyalarıyla avunan yığınlara selam olsun. Keyifli okumalar.
Edebiyat
Netoçka NezvanovaFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 20163,047 okunma
·
47 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.