8/10
·430 syf.··
Beğendi
·
2016 110. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2016 23:22
“Acı hakikatleri söyleyen bir öğretmen, rağbet görmeyen bir kâhin,” kendini böyle tanımlıyor Nietzsche. Fikirlerinin bulunduğu çağın üstünde olduğunu ve kendi ölümünden sonra değerleneceğini, geleneksel değerlerin ve evlilik gibi kurumların basit olduğunu insanı aciz duruma düşürdüğünü, ümidin kötülüklerin en kötüsü olduğunu savunuyor. İncelemeye bunlarla başlamak istemezdim ama Nietzsche’nin bu gibi düşünceleri beni biraz ürküttü. İnsanın kendi özgürlüğünü bulması adına kurmuş olduğu aile düzenini bozması, çocuklarını kendi özgürlüğü için geride bırakması bana özgürlükten ziyade kaçış gibi geliyor. Kitaptaki şu cümle demek istediğim şeyi daha iyi açıklayabilir: “Yaptığım seçimler başkalarını tutsak ediyorsa ben o özgürlüğü seçemem.” Kitapta çoğumuzun mutlaka bir kere ismini duyduğu geniş bir karakter kadrosu var. Josef Breuer, Nietzsche, Sigmund Freud, Lou Salome, Richard Wagner gibi. Kitapta dostluk havasında süren bir aşk üçgeni var (Ree-Salome-Nietzsche). Giderek artan tartışmalarla Lou ve Nietzsche’nin arası bozulur. Bu aşk üçgeninde ihanete uğradığını düşünen Nietzsche derin bir ümitsizliğe kapılır. Bu ümitsizlikten sonra çok zorlu süreçler geçirmeye başlayan Nietzsche’nin haline dayanamayan Lou Salome Doktor Breuer’e başvurur. Doktor Breuer yardım etmeyi kabul eder ve gelişen olaylardan sonra Nietzsche ile yaptığı seanslarla modern psikanalize zemin hazırlar. Tabi bu konuyla ilgili bazı gerçekleri söylemek isterdim ama kitabı okuyacaklar için keyif kaçırıcı olabileceğini düşünüyorum. Psikanaliz deyince akla ilk gelen kişi olan Sigmund Freud’un bilinçaltı ve rüyalarla ilgili olan düşüncelerine de yer veriliyor kitapta. Bilincimiz dışında kontrol edemediğimiz bir bilincin daha olduğunu, gördüğümüz rüyaların bu bilincin bize yansıması olduğunu, kişinin geçmiş hayatından yola çıkarak rüyaların ne anlama geldiğini hakkında çıkarım yapılabileceğini söylüyor. Ne kadar kitaptaki bazı düşünceleri yadsımasam da kitabın okunması gereken bir kitap olduğunu, doğru bir şekilde anlaşıldığında yeni bir bakış açısı kazanacağınızı ve okurken keyifli vakit geçireceğinizi temin edebilirim. İyi okumalar.
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202469,9bin okunma
··
1.749 Gösterim
7 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Benim aklimda kalan Nietzsche'nin sadece aksam yemek yemesi ve bas agrilari. Yanlismi hatirliyorum acaba. Uzun sure once okumustum.
Murat Sezgin
Gönderi Sahibi
Evet haklısınız. :)
Merhaba, kitabı okuduğunuz için size sormak istedim. Bu kitabı okumadan önce sizce Nietzche'nin bir kitabını okumak gerekir mi?
Murat Sezgin
Gönderi Sahibi
Merhaba. Ben gerek duymamıştım. Gerek de yok bence.
Filmini izlemiştim.. ne zaman elim bu kitaba gitse vazgeçip daha çok merak ettiğim başka bir kitaba başlıyorum. Filmden tek anladığım aşkın Nietzsche'ı delirttiği ve Salome ile olan doktor - hasta ilişkisinin bir süre sonra yer değiştirdiği..
Murat Sezgin
Gönderi Sahibi
Filmi izlemediğim için hakkında yorum yapamam ama kitapta aşktan sonra düşünülmesi gereken birçok yer var. Sizin tabirinizle Nietzsche'yi aşkından delirten Lou Salome'dur. Doktor-hasta ilişkisinin bir tarafında Josef Breuer, bir tarafında da Nietzsche vardır.
Teşekkür ederim