-Kadın olmak, kendi vücüdundan utanmaktır(!)
"Utanç verici! Bende olan her şey utanç vericiydi ve ben henüz sadece dokuz yaşında bir çocuktum."
Sayfa 2
Kadın, annesinin çizdiği yolu izlemelidir(!)
"Oysa benim hayatımı, geleceğimi ve vücudumu, saçımın son teline kadar annem kontrol ediyordu. Niçin? Beni doğurduğu için mi? Ama beni doğurmuş olması niçin ona böyle bir ayrıcalık kazandırıyordu?"
Sayfa 9
*Bizleri dünyaya getiren araçların, vasıtaların üzerimizde hak iddia etmeleri sizce de saçma değil mi?
-Kadın, herkesin içinde kahkaha atamaz(!)
"Annem bana her zaman bir kızın başka insanların duyacağı şekilde gülmemesi gerektiğini söylediğinden, eskiden kahkahalarım da bir sese dönüşmeden önce dudaklarımda hemen sönüverirdi."
Sayfa 37
-Kadının satılık bir vücudu vardır ve bununla ilgilenmek zorundadır, aklı ile değil(!)
"Çünkü bir kız, daha ilk çocukluk günlerinden beri, kendisinin sadece bir vücut olduğuna, başka bir şey olmadığına inanacak şekilde yetiştirilir. Bu yüzden hayatının geri kalanı boyunca bütün ilgisini vücuduna yöneltir; üzerinde durulması ve gelişmek üzere teşvik edilmesi gereken bir zihni de olduğunun farkına bile varmaz."
Sayfa 50
-Kadın, erkeğe hizmet etmek için vardır(!)
"Erkekler yemek yemek için evlenir."
Sayfa 53
-Kadın, evlenerek erkeğin tapulu malı olur(!)
"Ben erkeğim."
"Eee?"
"Reis benim."
"Neyin reisi?"
"Bu evin ve onun içindekilerin, sen dahil."
Sayfa 56
-Evlilik cüzdanı=Tapu
"Kalbimin ve aklımın sesine uymamış, bu adamın istediklerini yapmış, dükkan ya da ev kiralama kontratına benzeyen bir evlilik sözleşmesine imza atmıştım."
Sayfa 59
(Tabulaştırılmış bazı kavramlar.)
1957. Bu dönemde kaleme almış eserini Neval El-Seddavi, 64 sene evvel. Ama hâlâ değişen pek bir şey yok. Çünkü kadın, toplum tarafından dışlanmaya ve birtakım yükümlülüklerle cebelleşmeye devam ediyor. Nerden mi biliyorum? Sıfır Noktasındaki Kadın adlı eserini okuduktan sonra çevremde bulunan kadınları gözlemlemeye başladım. Ve;
Annem yeğenlerime "Kadın dediğin sesli gülmez." dedi.
Ablama, sofrayı kaldırması için yardım ettiğimde "Sen karışma, bu kadınların görevi." dedi.
Bla bla bla... başka örnekleri de var ama bu kadarı kâfi.
Toplum tarafından çok iyi bir şekilde empoze edilen bu düşünceler, yıllardır sürüyor ve sürmeye devam edecek gibi. Yazarımız bunu yıkmak için elinden geleni yapmış, bu eseri ile gözler önüne seriyor bunu. Tek başına, bir kadın olarak dimdik nasıl ayakta kalınabileceğini ve neler başarabilineceğini anlatıyor bizlere.
Okuruna sorduğu sorularla insanı kapsamlı bir düşünmeye sevk ediyor:
"Niçin hayatta hiçbir şey olması gerektiği gibi yürümüyordu? Niçin gerçeği ve adaleti aşan, daha geniş kapsamlı bir anlayış birliği oluşmuyordu? Niçin anneler, kızlarının erkeklerle aynı olduğunun farkına varmıyorlar ya da erkekler, kadınları kendi eşitleri ve hayat ortakları olarak görmüyorlardı? Niçin toplum bir kadına, bedenini olduğu kadar zihnini de kullanarak normal bir hayat sürme hakkı tanımıyordu?"
Sayfa 71
Bu yazarın kitaplarını okuyun, okutun!
Bu dünyada yaşamak zor, kadın olup yaşamak daha zor. Bunu kolaylaştırmak bizim elimizde...
Bu sayacı kırmak, durdurmak bizlerin elinde.
anitsayac.com
Güzellikle, iyilikle kalın.