·136 syf.··Beğendi
···Okunma: 07 Mayıs 2021 03:19 Her karakterin bir şeyi temsil ettiği bir kitap. Hayvanların sistemi, faşist sistemi temsil ediyor. İnsanların nasıl susturulduğunu, nasıl bize hükmetme gücünü elde ettiklerini hangi yollardan geçtiğini nasıl zamanla yönetimi ve toplumu ele geçirdiğini kısa ve etkili biçimde anlatıyor. Kitabı okurken yüzünüzde hüzünlü bir gülümseyiş ben bunu bir yerden biliyorum düşüncesi var. Başta hayvanların insanlara başkaldırışı sonra kendi aralarında güzel bir sistem kurmalarını okuyorsunuz ve diyorsunuz ki distopyadan ütopyaya geçtik herhalde ama hiç de öyle olmuyor distopyadan daha kötü distopyaya geçiş oluyor. İnsanların hayvanlara yaptığı eziyetlerin daha kötüsünü domuzlar diğer hayvanlara yapıyor. Ve kitabın içinde öyle bölümler var ki nasıl bizim sistemimizin bu hale geldiğini ve neden bir şey yapamadığımızı elimizi kolumuzu nasıl bağladıklarını anlıyoruz. Önce bizim çeşitli vaatlerle ve icraatlarla gözlerimizi boyuyorlar, bize sürekli geçmişte çok kötü hayatlara sahip olduğumuzu ekonomimizin kötü olduğunu onların sayesinde kurtulduğumuzu düşündürüyorlar ki biz de böyle olduğunu düşünüyoruz en başta. Sonra hep bu stratejiyi kullanarak "kurtulduğumuz" hayattan daha kötü bir hayata sürüklüyorlar. Biz de hiç şüphe etmeden geçmişi yapılanları unutarak buna inanıyoruz ve sesimizi çıkarmıyoruz.
Yanlarına kötü kişileri alıp bize, bakın bu iyi insan deyip ödüller veriliyor sonra araları bozulunca ya da artık kendi ideolojilerine ters düştüklerinde aslında onlar kötü insan diyorlar ve düşman ediyorlar. Bunlar da devletler arası sorunlar olarak çıkıyor karşımıza.
Sürekli şu anda da olduğu gibi bazı rakamlar gösteriyorlar rakamları yüksek tutup yemeklerimizi düşük veriyorlar biz az rakam ve fazla yemek istiyoruz ama onlar zaten rakamlarla bizim olması gerekenin üstünde bize yemek verdiklerini söylüyorlar biz de rakamlara inanıyoruz inanmak istiyoruz.
Kitabın sonunda insanlar ve domuzlar birbirinden ayırt edilemiyor yani biz kötü sandığımız insanlarla iyi sandığımız domuzların aynı olduğunu görüyoruz. Yani bu kimi tepemize iyi diye çıkardıysak gücü elde ettikleri anda kötü olduklarını aslında hiç iyi olmadıklarını anlatıyor. Güç despotluğu doğuruyor.