10/10
·110 syf.··
Beğendi
·
2021 12. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2021 13:20
Camus'nun sade bir anlatımda vurgulayıcı söylemlerde bulunduğu Yabancı kitabında bir insanı yapan şey nedir, bir kişi insanlığını nasıl sergiler ve toplumun buna getirdiği tepki üzerine kişinin kopuşu yani yabancılaşması ele alınmıştır. Kitabın ilk yarısında kitabın kahramanı Meursault hakkında "Bu nasıl bir adam, hiçbir şey umrunda değil. Hayat telaşı bir tek sigara içmek ve alkol almak sanırım. Üstelik diyaloglarında yarım ağız cevaplar veriyor, her şeye kayıtsız." diyordum. Fakat daha derin bakmaya başladığımda farklı görmeye başladım. Annesinin ölüm haberi üzerine defin işlemleri için patronundan iki günlük izin almaya gittiğinde patronuyla arasındaki diyalogta patronu gönülsüz bir şekilde izin verir, bunun üzerine de Meursault, "Üzgünüm efendim ama bu benim hatam değil ki." diye fikrini belirtir. Sadece bu kısa diyalogta Camus'nun ince ironisine şahit oldum. Patron için vakit nakittir ve modern olarak adlandırdığımız dünyada ölüm haberi patronların zamanından kısan bir şeydir ve rahatsız edicidir fakat karakterin de dediği gibi bu bir hata değildir. Defin işlerimden sonraki gün Meursault şehre geri döner ve Marie adında bir kadınla hoş vakitler geçirir, sinemaya gider. Toplumun yazılı olmayan kurallarına göre bu kabul edilemez bir şey çünkü annesinin yasını tutacağına eğleniyor. Bizim toplumumuzda da "Daha kırkı çıkmadı ne bu taşkınlık!" gibi sözleri duymaya alışık olduğumuz cinsten hani. Duygularımızın çoğunun kendimiz tarafından mı yoksa başkalarının belirli bir durumda belirli duyguları sergileme beklentileri tarafından mı yaratıldığı sorusunu Camus gündeme getirir. Zaten bu iş öyle bir hâl alıyor ki kitabın ikinci bölümünde karakter işlediği bir suç üzerine mahkemede yargılanırken bu durum ona karşı çarpıtılıyor ve olay başka bir boyuta sürükleniyor. İkinci bölümde karakter, yargılanacağı gün mahkeme ortamını şöyle tasvir ediyor: "O sırada herkesin birbiriyle tanıştığını, birbirine seslendiğini, konuştuğunu fark ettim; aynı çevreye ait insanların bir arada olmaktan mutluluk duyduğı kulüpler gibi." Bu gözlem üzerine karakterin aslında nasıl ötekileştirildiği, ve kelimenin tam anlamıyla kendisini "yersiz" hissettiğini söyleyebilirim. Sürekli olarak Meursault'a, yargıç, avukatı veya rahip tarafından belirli bir şekilde yaşaması veya davranması gerektiği söyleniyor. Camus başkalarının kendi yaşam tarzlarını ve anlayışlarını rasyonalize etme girişimini eleştiriyor. Onu "insafsız" ilan etmeyi başarırlarsa, kendilerine insan demelerine ve kendi yaşam araçlarını meşrulaştırmalarına hak elde edeceklerini gösteriyor. Bu ince romanı olabildiğince dikkatli ve özenli bir şekilde okumanızı öneriyorum.
İnsan ve Toplum
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2020137,4bin okunma
·
24 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.