Jack London 'a ait okuduğum ilk eser. Bu kitabın yazarla tanışmak için ağır olduğu kanaatindeyim. Bununla birlikte yazarın gözlemleyeceği insanların arasına katılma cesareti ve güçlü tasvirleri takdir edilesi. Aktardığı duygular vesilesiyle yazarın oda demeye dili varmayıp delik olarak nitelendirdiği odalarda, özel hayatın ortadan kalkacağı kadar kalabalık şekillerde kalan insanların; o dört duvarı da bulamayıp sokaklarda yaşayan insanların fakirliğini, çaresizliğini ve insanlık onurunu ayaklar altına alan sefaletini okurken ruhum daraldı. Zaten yazar da başka hiçbir kitabı için bu kadar kalp ağrısı çekip gözyaşı dökmediğini belirtiyor. Bir düşünün; London gözlemlediği ortama dayanamadığında kaçıp başını sokabileceği bir eve, bir yatağa, harcayabileceği paraya ve karnını doyurma imkanına sahipken öte yanda kaldırımda bulduğu çürük meyve kabuğunu yemeye, yemek artığı çalmaya mecbur, bu müzmin sefaletten kaçma imkanı olmayan insanlar... Sosyalist görüşü sebebiyle yazarın fikirlerinin ve eleştirilerinin görülmesinin mümkün olduğu bu kitap, çizdiği tablo ile insanı rahatsız ediyor; insana yaptığı lüks harcamaları, marka düşkünlüğünü sorgulatıyor. Ancak ikiyüzlülüğe gerek yok, bu his saman alevi misali çabucak sönüp gidiyor.
Uçurum İnsanlarıJack London · İletişim Yayınları · 20254,567 okunma