·216 syf.····Okunma: 10 Mayıs 2021 12:04 Kitabın nerdeyse 120 yıl önce yazıldığını ve yazıldıktan yıllar sonra basılabildiğini düşünürsek aslında çok cesur bir kitap. Hikaye biraz daha derinleştirilebilirdi, havada kalan birkaç şey var ancak roman gibi değil de, ettikleri muhabbet üzerinden analiz yaparsanız sizi düşündürüyor. Kısaca kitapta; 2000yıldır erkek olmayan bir ülkeye 3 erkek gidiyor. Onlar da dünya düzenini anlatıyorlar. Kadınlar da sorguluyor bu neden böyle, saçma değil mi diye. 3 erkeğin 3ü de farklı tip erkeği temsil ediyor ve olayları böyle böyle ele alıyorlar.
****spoiler içerebilir****
Mesela evlenince kadın erkeğin soyadını alır diyor. Kadınlar ‘neden alıyor adı yeterli değil mi’ diye soruyor. ‘Kızlık’ soyadı var diyor ama kızlık soyadı da ‘babasından’ geliyor. Yani bir erkek olmazsa varolamazsınız, siz her zaman bir erkeğe bağlısınız gibi.
Evlendikten sonra ‘karılık’ yapmadığı için yargılanıyorlar. Bu onların görevi; yani seks ile erkeği mutlu etmek. Bir erkek tamamen kadının istemesini beklerken, diğeri kadının da çok mutlu olacağını söyleyerek ikna etmeye çalışıyor. 3.erkekse şiddet kullanarak kadını elde etmeye çalışıyor ama evli olduğu için bu şiddet ona mantıklı geliyor, karılık bilmeyen karısına bunu öğrettiğini düşünüyor.
Hamile kalma biçimlerini ilahi bir güce, evrime falan bağlamışlar ancak biraz havada kalmış. 100 yıl önce tüp bebek tedavisi hayal bile edilmemişti belki ama günümüzde kadınlar istedikleri gibi anne kalabiliyorlar. Bir menide en az 40 milyon sperm olduğuna göre, böyle bir toplumda nesiller boyunca yeter diyebiliriz
Doğursa da doğurmasa da her kadına anne diyorlar. Halbuki şimdi bile tüm dünyaya sorsak anne kimdir diye, belki de yarısı çocuğu olan kadın der. O yüzden bu kitap bir anlamda bir manifesto.
*****spoiler bitti*****