Saat, sarhoşluk saati! Zamanın korkunç eziyetlerle şehit ettiği köleleri olmamak için hiç durmadan sarhoş olun! Şarapla, şiirle veya erdemle; neyle isterseniz.
Romantik ve melankolik bir adam; Baudelaire...
Fransız şiirinin tanrısı olarak bilinir. Ruhsal titreşimleri her satıra yansıtır. Şarap gibidir her mısrası. Bu kitapta şarap ve esrar için nitelik çağrısı. İlgisi olmayanların okumasını pek önermiyorum çünkü epeyce sıkılabilirsiniz. Normalde romantizm çoşkuları görürsünüz dizelerinde lakin bu kitap biraz makale tadında. Esrar ve şarap ikilisini karşılaştırarak devam ediyor. Kitap tefrika halinde çıkmış ve bu son bölümü: les paradis artificiels (yapay cennetler)
Biraz sosyal, biraz fiziksel ve bolca ruhsal betimlemeler yapıyor yazarımız.(şair mi demem gerekirdi?!) Kitap içerisinde psikolojik olarak düşünme kabiliyetiniz sınanabilir! Bu tarz kitaplar ve insanlar zihinsel olarak sizi yoklar ve hem okuma hem de bilinçli düşünme zekanızı geliştirir. Ben böyle olduğunu düşünüyorum. Devam edecek olursak;
Şarap için: “Şarap insanlığın ürettikleri arasından yok olsaydı, sanıyorum ki gezegen sağlığında ve aklında, şarabın sorumlu tutulduğu tüm aşırılık ve sapkınlıklardan çok daha korkunç bir boşluk, yokluk, eksiklik olurdu." bunları ekliyor. Bakacak olursak esrar konusunda haklı isyanları var. Şarabın iradeyi çoşturduğunu, esrarın ise hiçe indirdiğini, ekler. Kitap içerisinde alıntılamak istediğim kısımlar var!
“Ağzına bir damla şarabı -ister saflığından, ister bile isteye- koymamış insanların aptal veya ikiyüzlü olduklarını düşünmekte haklı değil miyiz? Bu tür kişiler aptaldır; yani ne insanlığı ne de doğayı tanıyan insanlar, sanatın geleneksel araçlarını reddeden sanatçılar, mekaniğe söven işçilerdir onlar. İkiyüzlüdürler; yani utanç verici oburlardır, gizli gizli içen ve saklı gizlileri olup da sadelikle böbürlenen yalancı pehlivanlardır. Sudan başka bir şey içmeyen insanın hemcinslerinden saklayacak bir şeyi vardır.”
“İyi insan şarapla nasıl mükemmelleşirse, kötü insan da berbatlaşır.”